tphlogo

22. Dönem
20.06.2006

CHP Grup Önerisi Üzerinde Konuşma

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; grup önerimiz üzerinde, lehte söz almış bulunuyorum.
Önce, önerimizin özünü ve amacını size açıklayacağım; daha sonra da, bu önerimiz dolayısıyla bu kürsüye taşınmış birtakım çirkin iftiraları, buradan, en açık bir şekilde yanıtlayacağım.
Değerli milletvekilleri, Dördüncü Yasama Yılımızın son iki haftasına giriyoruz. Bu iki haftayı iyi değerlendirecek olursak, bir yandan, uluslararası ilişkilerimiz açısından çıkması zorunlu olan yasalarımızı çıkaracağız, öte yandan da, toplumumuzun bazı kesimlerinin, bu dönemde, bu Parlamentodan bekledikleri yasaları çıkaracağız; yapacağımız en doğru iş budur. Biz, bu doğru işi yapabilmek için, geçen hafta hassasiyet gösterdik, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından getirilen grup önerisinin aleyhinde konuştuk; çünkü, önümüze getirilen gündem, bu Meclisi tıkayan ve bu Meclisten, huzur içinde, verimli bir çalışma beklemeye imkân vermeyen bir ortam yaratacaktı. Bunu, bütün çıplaklığıyla, bu kürsüden ifade ettim. Öyle anlaşılıyor ki, iyi anlatamadım ve o öneri kabul edildi. Kabul edilen öneride, 14-15 tane temel kanun vardı.
Biz, temel kanunların, gerçekten temel kanun olması gerektiğini düşünürüz; çünkü, İçtüzüğümüzün 91 inci maddesi temel kanunlarla ilgili bir düzenleme getirmiştir. Bu düzenlemenin özü, çok önemli kanunların, bütün gruplar tarafından Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanarak, daha hızlı bir konuşma prosedürü içinde, Meclisten, bir an evvel çıkarılmasını öngörüyor. Ama, bu İçtüzük maddesine bir ilave yapıldı; o ilaveyle, Danışma Kurulundaki mutabakat sağlanamadığı takdirde, grupların da öneri getirebilmesi imkânını verdi ve Anayasa Mahkemesi de bunu uygun buldu. Anayasa Mahkememizin uygun bulduğu bir hükümdür, ona saygımız vardır; ama, bence, temel kanunların konuşulması sırasında, bu biçimiyle 91 inci madde, bu Mecliste gerginlik yaratmaya aday bir maddedir; çünkü, 91 inci maddeyle buraya getirilen öneri, bir istisnaî durumu ifade ediyor. O istisnaî durumu genel bir durum haline dönüştürmek yanlıştır. Bu nedenle geçen hafta mutabakat sağlayamadık.
Bu hafta, bu önümüzdeki iki haftayı verimli geçirebilmek için, Meclisin daha huzur içinde bir çalışma yapabilmesi için, grup başkanvekilleriyle bir araya gelerek buna bir çözüm arama yoluna girdik. Sayın Kapusuz "bu konuyla ilgili bir görüşme yapalım" dedi. Ben, kısaca düşüncelerimi söyledim. "Anavatan Partisiyle de görüşeyim, onun düşüncelerini de alalım, sonra bir sonuca belki varabiliriz" dedi. O çerçevede, bizim, nasıl bir gündem olursa ona evet diyebileceğimizi öngören bir ayrıntılı düzenlemeyi hazırladık ve daha sonra Sayın Kapusuz, Sayın Sarıbaş ve ben bir araya gelerek, bu çerçevede bir konuşma yaptık, bir değerlendirme yaptık.
Bu değerlendirmenin özü şu: Bir kere, daha önce gündeme alınmış, 15 -sanıyorum- temel kanunun 2'si görüşülerek çıkmıştı; üç çalışma günü içinde 2 temel kanun çıkardık buradan biliyorsunuz. Geriye kalanlardan 9 tanesinin gündemden çıkarılması, dönem sonuna, yani gelecek döneme bırakılması… Sadece, bunların içerisinden bizim de temel kanun olarak görüşmede sakınca görmediğimiz ve aslında çıkması gereken 4 yasayı muhafaza ederek, 9 tanesini gündemin dışına çıkarma konusunda yaptığımız öneri, her iki grup tarafından da olumlu karşılandı. Ayrıca, var olan gündeme, bu hafta içerisinde ilgili komisyonlardan çıkıp gelmesi muhtemel olan çok önemli 3 tane yasa var. Eğer, onlar, usulüne uygun bir şekilde komisyonlarda görüşülüp karara bağlanır, Meclise gereken zamanda ulaştırılabilirse, onların da, bu dönemde, bu iki hafta içinde konuşulmasına fırsat veren bir takvim hazırladık. Bu 3 kanunun 1'i Terörle Mücadele Yasasıdır; mutlaka çıkması lazımdır; ama, o yasa içerisinde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim duruşumuz bellidir, ona karşı tavrımız bellidir. Onlar giderilmezse dahi yasanın çıkmasında bir sakınca görmeyiz; biz, mücadelemizi öbür konuyla ilgili olarak sürdürürüz; çünkü, Terörle Mücadele Yasasının bizatihi çıkmamasından doğan çok ciddî sıkıntılar da vardır. İkincisi, hâkimler ve savcılarla ilgili bir yasa tasarısıdır; onun da tatilden önce çıkmasında sayılamayacak kadar yarar vardır. Bir başkası, Dokuzuncu Kalkınma Planıyla ilgili kanun tasarısıdır; onun da mutlaka yetişmesi lazımdır. Eğer, işlemler tamamlanırsa, o 3'ü de gelecek.
Burada, daha evvel gündeme aldığımız yasalarda bir öncelik sırası belirleyerek, bunlardan özellikle Devlet Memurlarının Disiplin Cezalarının Affedilmesine Dair Kanun, büyük tartışmalara neden olmuş, büyük beklentiler yaratmış. Bu insanlarımızı daha fazla bekletmemek için, onu öncelikle konuşmak için, gündemin ön sıralarına almak temel tercihimiz olmuştur. Ayrıca, orman mühendisleri ve orman endüstri mühendisleriyle ilgili bir yasanın da bir an evvel çıkması beklendiği için, onun da öncelik alarak burada görüşülmesini sağlamayı düşünerek bir gündem önerisi yapıldı ve yaptığımız görüşmede -Sayın Kapusuz ve Sayın Sarıbaş- bu konuda bir mutabakat içerisinde olduğumuzu tespit ettik.
Sayın Sarıbaş, burada konuşurken "bu teklif, bu öneri Salih Kapusuz'dan geldi, siz ona katıldınız" diyor; öyle de olsa ne olacak?!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Bir şey olmaz; biz de onu söyledik. Bir şey olur demedik ki!
ALİ TOPUZ (Devamla) - Eğer doğru bir öneriyse ona katılmak suç sayılmaz; bu bir. Ama, öyle de değildir. Gündemin bu sırasını, hangi kanunun, hangi gün, hangi saatte konuşulacağı, bütün bunların hesaplamasını yapan Cumhuriyet Halk Partisi Grubudur.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Doğru.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Ben, günlük bir program yaptım. Her kanunun muhtemelen kaç dakika bir tartışmaya ihtiyaç olduğunu hesaplayarak, ona göre her günün dakikalarını dikkate alarak, programı hazırlandı tarafımızdan. Dolayısıyla da, bu önergeyi benim vermemden daha doğal bir şey yok. Danışma Kurulu toplantısını çağırdığımız zaman, Sayın Meclis Başkanının Başkanlığında, şunu ifade ettim; bu öneriyi ben imzalayarak buraya getirdim; ama, bu öneri, 3 grubun önerisidir; istenirse 3 grup müştereken bu öneriyi yapmış olabiliriz diye, Meclis Başkanının önünde de ifade ettim.
Şimdi, Sayın Sarıbaş, bence çok yanlış bir üslupla ve muhalefet zannedilen; fakat, muhalefetle ilgisi olmayan bir tutumla bu kürsüde konuştu. Ben, Sayın Sarıbaş'ın içinde bulunduğu durumu çok iyi anlayanlardan birisiyim; hatta, bu konuyla ilgili olarak, kendisine, bu son bir iki gün içinde en yüksek düzeyde hukukî destek de sağladım.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Doğru.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Cumhuriyet Halk Partisinin başhukuk danışmanı, mahkeme kararlarını, Danıştay kararını inceleyerek bir rapor yazdı, yazılı olarak bana verdi. O raporun bir nüshasını Sayın Kapusuz'a verdim, bir nüshasını da kendilerine verdim. Bu konuda alınan mahkeme kararlarına göre haklı olduğunuz anlaşılıyor dedim.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Tamam, dediniz, doğru.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Gerçi, o yasanın -yani, siyasî partilere yardım yapılmasıyla ilgili yasayı öneren bir Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşımızdır, Osman Bey- o yasanın doğru olduğu kanısındayım ben; ama, mahkemelerin ortaya koyduğu karara karşı almamız gereken tavrın da, mahkeme kararlarına uygun hareket etmek olduğundan da hiçbir zaman vazgeçecek bir insan değilim; ne ben ne Grubum. Bu katkıyı da yaptım kendilerine. (CHP ve AK Partisi grubundan alkışlar)
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Teşekkür ederim.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Ama, şimdi buradaki konuşmadan da anlaşılıyor ki, Sayın Sarıbaş, burada, kürsüden bir pazarlık yapıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Biz pazarlık içinde olmadık!
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Bizi pazarlıkla suçluyor.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Hayır, öyle bir şey yok!
ALİ TOPUZ (Devamla) - Bizi pazarlıkla suçlayan Sayın Sarıbaş, bu kürsüden diyor ki; eğer diyor… Bunu daha önce de söylemişti; ben, kendisine, Sayın Sarıbaş, sakın bu iddiayı tekrarlamayın; yani, "bu bizim paramız verilmezse ben bu Danışma Kurulu önerisine imza atmam…" Bunu söylemeyin, yanlış olur, yakışmaz size demiştim. Şimdi, bunu kürsüye getirdi. Getirmeseydi, ben söylemeyecektim bunu; ama "ya bize, Siyasî Partiler Kanununa uygun şekilde çıkan mahkeme kararlarına uygun biçimde para verirsiniz, o zaman ben buna katılırım ya para vermezseniz ben buna katılmam…" Bu, pazarlık değil de nedir arkadaşlar?! (CHP ve AK Parti sıralarından alkışlar)
Sözlerimi şöyle bitirmek istiyorum, son sözlerim şöyle: Değerli arkadaşlarım, siyaset ciddî bir iştir, parti de ciddî bir organizasyondur, parti grubu da çok ciddî bir kurumdur. Ben şimdi, arkadaşlara soruyorum: Siz, sandıktan çıkarak mı grup kurdunuz; yoksa, illüzyon yapıp, şapkadan çıkarak mı grup kurdunuz?!
Saygılar sunuyorum. (CHP ve AK Parti sıralarından alkışlar)

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dönem: 22, Yasama Yılı: 4, Birleşim: 117
Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim