tphlogo

LAİKLİĞİN NERESİNDEYİZ RAPORU - LAİKLİK KARŞITI ÖRGÜTLENMELER II
19.03.1997



5.03.2.4 Öteki Tarikatler

Türkiye’de varlıklarını sürdürdükleri halde, etkinliklerini sürdüremiyen ve günlük tartşmaların ve iddiaların tarafı olmayan, pek çok ‘tarikat’ ya da ‘İslami yorum gurubu’ bulunmaktadır.

Ayrıca, ‘Tarikat’lerin ya da ‘İslami yorum gurupları’nın birbirinden nüans farkı ile ayrılabilen kolları’ da vardır.



Varlıkları bilinen, ana tarikatler şöyle sıralanabilir:

* Kadiriye tarikati,
* Rüfaiye tarikati,
* Bektaşilik tarikati,
* Mevlevilik tarikati,

Varlıkları bilinen, ancak ana tarikatlere dayanmayan öteki tarikatler ya da İslami yorum’lar ise şöyle sıralanabilir:

* Bahailik tarikati ya da islami yorum’u,
* Ticanilik tarikati ya da İslami yorum’u
* Işıkçılar İslami yorumu,
* Asyacılar islami yorumu,

5.03.3 Laiklik karşıtı radikal örgütler

Laiklik karşıtı radikal örgüt olarak çok sayıda oluşumun varlığı bilinmektedir. Ancak bu örgütlerin büyük bir bölümü yasa dışı örgüt konumunda olduğundan izlenebilmeleri çoğu kez olanaksızlaşmaktadır.

Bu nitelikteki örgütlerden en önemlilerini oluşturan üç tanesi ayrıntılı olarak değerlendirilecek, öteki örgütler ise sadece isimleri ile belirtilecektir.

5.03.3.1 Hizbullah

Ortadoğu ülkelerinde, özellikle filistin’de faaliyetlerini sürdüren ve eylemleri ile bütün Dünya’ya dehşet saçan ‘Hizbullah’ bir İslami terör örgütüdür. Ancak, Türkiye’deki ‘Hizbullah örgütü’ bu uluslararası İslami terör örgütünden ayrı bir örgüttür.

Söz konusu olan ve ''Allahın Partisi'' anlamına gelen ‘Hizbullah örgütü’, Türkiyede yasa dışı ve silahlı eylem yapan bir şeriatçı örgüttür. Laik sistemi değiştirerek yerine din'i esaslara dayanan bir ‘Din Devleti’ kurmak amacını taşıyan Hizbullah, 1991 yılından beri, ağırlıklı olarak Güney doğu illerimizde faaliyet göstermektedir.

Hizbullah’ın kuruluş aşamasında, PKK’ya karşı mücadele etme anlayışı’nın hakim olduğu, ama zaman içerisinde, amacın genişletildiği ve her gizli örgütte olduğu gibi ‘mafyalaşma’ sürecine girildiği ve giderek ‘Faili meçhul’ cinayetlere karıştığı ve tam anlamı ile bir ‘İslami terör’ örgütüne dönüştüğü söylenebilir.

Hizbullah, hiyerarşik bir yapılanma içindedir. Lider konumundaki yönetici ‘İmam’ olarak anılır. İmam’ın altında, ‘Şura’ olarak adlandırılan bir yönetim kadrosu ve bu yönetim kadrosuna bağlı olarak çalışan , ‘Hücre’ niteliğinde birimleri vardır.

Hücre yöntemi ile çalışıldığı için, her hangi bir birim’in suçüstü yakalanması halinde sadece o birim ele geçirilebilmekte, örgütün öteki birimleri ve yönetim kadrosu ile İmam’ı arasında ilişkilendirme yapılamamaktadır.

Hizbullah'ın iç yapılanmasında görüş ayrılıkları giderek derinleşmiştir. Fikir ayrılıkları nedeniyle örgüt üç guruba ayrılmıştır. Bunlar:

* İlim kitabevi çevresinde toplananlar ''İlim gurubu'',
* Menzil kitabevi çevresinde toplananlar ''Menzil gurubu''
* Vahdet kitabevi çevresinde toplananlar da ''Vahdet gurubu''

olarak adlandırılmaktadır.

PKK'ya karşı eylem sürdüren ve kendisini ‘Hizbullah’ olarak tanıtan gurup, ''İlim grubu''dur. İlim gurubu öteki guruplarla işbirliği olanakları aramış ise de bunun sğlanamadığı anlaşılmaktadır.

‘İlim gurubu’ ile ‘Menzil gurubu’ arasında meydana gelen görüş ayrılıkları, her iki gurubun, silahlı saldırılara varan çatışmalara girmelerine neden olmuştur.

1988 yılından başlayarak, Güneydoğu Anadolu bölgesinde taban oluşturmaya çalışan Hizbullah, özellikle lise öğrencilerini kazanmaya ve onları eğiterek, Laik sisteme karşı Şeriatçı militanlar yetiştirmeye, ayrıca fakültelerde, orta öğretim kurumlarında, camilerde, mescitlerde ve işyerlerinde düzenlenen toplantılarla taraftarlarını arttırmaya çalışmaktadırlar.

Hizbullah'ın ağırlıklı olarak islami bir örgüt olduğu, ancak içinde milliyetçi bir kanadın da bulunduğu söylenebilir. Örgüt içi ayrışmaların nedenleri arasında bu ayrılık ta sayılabilir. İslami düşünceye ağırlık veren İlim gurubu ve Menzil gurubunun Refah Partisi’ne yakın olduğu ve seçimlerde de, Refah Partisi'ni desteklediği sanılmaktadır.

5.03.3.2 İBDA-C

Kısa adı ‘İBDA-C’ olan, ‘İslami Büyükdoğu Akıncılar Cemiyeti’, 12-eylül-1980 Askeri müdahalesi sonrasında kapatılmış olan Milli Selamet Partisi’nin yan kuruluşu olarak faaliyet gösteren ‘Akıncılar Derneği’nin eski üyeleri tarafından, yeni oluşumlar ve dengeler de göz önünde bulundurularak 1985 yılında kurulmuş yasa dışı bir ‘İslami terör örgütü’dür.
İBDA-C Örgütünün fikir öncüsü Necip Fazıl Kısakürek'tir. O'nun düşüncelerine dayanarak, Şeriat esaslarına dayalı federatif yapıda bir İslam Devleti kurmayı amaçlamaktadır.

İBDA-C; çeşitli etnik gurupların İslam ortak paydasında bir araya getirilmesini savunarak bir ölçüde ümmetçi bir yaklaşım izlemekte ve kurulmasını amaçladığı federatif yapıdaki İslam Devleti’nin, Ortadoğu’daki Müslüman ülkeleri de kapsamasını istemektedir.

Bazı görüşleri ile Özgür Gündem gazetesi ile paralellikler taşıyan İBDA-C, çeşitli yayın organlarına da sahiptir.

İBDA-C'nin, Türkiyenin pek çok yerinde olduğu gibi, Almanya, Hollanda, İsviçre gibi Avrupa ülkelerinde, Suudi Arabistanda ve Azerbaycan'da, örgüt birimlerinin bulunduğu sanılmaktadır.

Örgüt'ün. silahlı eylemlere katıldığı ve hücre sistemi ile çalıştığı, faili meçhul cinayetlere ve dehşet yaratmaya yönelik terörist eylemlere yöneldiği bilinmektedir.

İBDA-C örgütü’nün, alt birim olarak çok sayıda eylem gurubu vardır. Bu alt birimlerin başlıcaları şöyle sıralanabilir;

* İslam kıssas kıtaları (İBDA-C/İKK),
* İslam kıssas timleri (İBDA-C/İKT),
* İslam gerilla ordusu (İBDA-C/İGO),
* Devrimci kıssas konseyi (İBDA-C/DKK),
* Ülkücü kıssas konseyi (İBDA-C/ÜKK),
* Anadolu kıssas birliği (İBDA-C/AKB),
* İBDA-C/Yeşil ordu,
* İBDA-C/Afganiler

İBDA-C’nin bu alt birimleri katı bir kompartıman sistemi içinde çalışmaktadırlar.

İBDA-C; Şeriat’a dayalı ‘Din Devleti’ kurma hedefi için mutabık olduğu Nurculara ve Milli görüşçülere zaman zaman; İşbirlikçi, inkarcı, düzenin parçası ve teslimiyetçi gibi sıfatlar yakıştırmakta, Elazığ'daki "Aczmendi'' gurubunu ise desteklemektedir.

Bu yaklaşımları ile İBDA-C, Yıkıcı hareket eylemi’nin zor kullanılarak sürdürülmesini isteyen daha radikal guruplar arasında yer almıştır.

5.03.3.3 Anadolu Federe İslam Devleti

‘Anadolu Federe İslam Devleti’ adıyla bir Devlet’in kurulduğu ve Başkent’inin de Istanbul olduğu iddiası 1992 yılında, ‘Kara ses’ olarak tanınan eski Adana müftüsü Cemalettin Kaplan tarafından, Almanyada yapılan bir açıklamada iddia ve ifade edilmiştir.

Cemalettin Kaplan, Almanyada iken Türkiye aleyhine sürdürdüğü çalışmalar nedeniyle Türk vatandaşlığından çıkarılmış ve Türkiye’ye girişi yasaklanmıştı. Bu nedenle, kurulduğunu açıkladığı Anadolu Federe İslam Devleti’nin Başkenti olarak Istanbul belirlenmiş olmasına karşın, Türkiye’ye gelememiştir.

Cemalettin Kaplan, Almanyada 1974 yılında faaliyete geçmiş olan ‘Avrupa Milli Görüş Teşkilatı’ içinde uzun süre çalışmıştır. Bu teşkilatın içinde zamanla görüş ayrılıkları keskin bir noktaya gelmiş ve 1984 yılında bir ayrılıkla sonuçlanmıştır.

Örgüt içindeki görüş farklılaşması, ‘Şeriata dayalı Din Devleti’ kurmak amacıyla yürütülen çalışmaların yöntemi ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır.

Necmettin Erbakan’la birlikte olanların, yumuşak bir politika izlenerek, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve sistemi ele geçirmek ve sonraki aşamada sistemin Demokratik kurallarından yararlanarak, Şeriata dayalı Din Devletini kurmak biçimindeki görüşlerine karşı; şiddet kullanarak ve gerekirse kan dökerek amaca ulaşmak görüşlerini savunan Cemalettin Kaplan ve arkadaşları, kesin anlaşmazlığa düşmüş ve 1984 yılında Avrupa Milli Görüş Teşkilaı’ndan ayrılmışlardır.

Bu ayrışmadan sonra Cemalettin Kaplan ve arkadaşları, 1984 yılında Almanya’da, ‘İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği’ni kurmuşlardır.

Bu birlik, ileride kurulacak ‘Federe İslam Devleti’nin altyapısını oluştumak amacıyla, bir yandan Almanyada eğitim kampları düzenleyerek silahlı eğitim vermiş, öte yandan uydu kanalı ile Türkiye’ye yönelik propaganda yayınları sürdürmüş ve belki de yüzbinlerce yazılı ve görüntülü propaganda malzemesinin Türkiyede dağıtılmasını sağlamıştır.

Cemalettin Kaplan, çalışmaların ve gelişmelerin uygun bir noktaya eriştiği kanısına varmış olacak ki, 1992 yılında, ‘İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği’ adına, Almanyadan bir açıklama yaparak, ‘Anadolu Federe İslam Devleti’nin kurulduğunu ve kendisinin de ‘Halife’ sıfatı ile bu Devletin başı olduğunu açıklamıştır.

Daha önce ‘İslami Cemiyet ve Cemaatler Birliği’ tarafından, Türkiye’ye yönelik olarak sürdürülen propaganda çalışmaları daha da yoğunlaştırılarak 1992 yılından bu yana, ‘Anadolu Federe İslam Devleti’ tarafından yürütülmüştür.

Bu arada Cemalettin Kaplan ölmüş ve cenazesi Türkiye’ye getirilerek memleketi olan Erzurum’da toprağa verilmiştir. Cemalettin Kaplan’dan boşalan göreve de, oğlunun getirildiği, Almanya’da 1997 yılı şubat ayının son günlerinde düzenlenen gösterişli bir toplantıda açıklanmıştır..

‘Anadolu Federe İslam Devleti’ geniş ve büyük parasal kaynaklar kullanmaktadır. Bu kaynaklar, Almanya’da çalışan vatandaşlarımızın yüce Din duygularının sömürülmesi yoluyla onlardan alınan yardımlardan ve uluslararası İslami örgütlerin ve vakıfların katkılarından sağlanmaktadır.

‘Anadolu Federe İslam Devleti’nin fazlaca ciddiye alınacak bir tarafı olmamakla birlikte, yarattığı bazı sonuçlar dikkatle değerlendirilmelidir. Gerginliğin devam etmesine neden olması, bir kısım sade yurttaşımızı etkilemesi, hepsinden önemlisi, radikal çıkışlarla dikkatleri ve tepkileri kendi üzerinde yoğunlaştırarak, öteki ‘Tarikatçı’ ve ‘şeriatçı’ unsurların çalışmalarına rahatlık kazandırmış olması unutulmamalıdır.

5.03.3.4 Öteki Laiklik karşıtı radikal örgütler

Laiklik karşıtı hareketlerin bilinen ve bilinmeyen çok sayıda örgütü olduğu sanılmaktadır. Örgütlü olsa da olmasa da örgüt gibi çalışan, gurupların ve kişilerin de varlığı bilinmektedir.

Bir kısım ibadet yerleri, Resmi ya da gayri resmi Kuran kursları ve İmam-hatip liseleri, mekan olarak; bir kısım din görevlileri, Devletin kilit noktalarına yerleşmiş ve Devlet olanaklarını kullanabilen bir kısım kamu görevlileri, militan ve öncü olarak; Laiklik karşıtı ılımlı ya da radikal İslami örgütlere olanak ve destek sağlamaktadır.

Bazı sözlü yazılı ve görüntülü medya kuruluşları; Laiklik karşıtı radikal örgütler gibi, belki de onlardan daha etkili olarak çalışmaktadırlar.

Eylemleriyle isimlerini duyurmuş olan, Laiklik karşıtı öteki radikal İslami örgütler şöyle sıralanabilir.

* İslami Cihad
* Vahdet- ül İslam (İslam birliği)
* Hizb-ül Tahrir
* Hizb-ül İslam
* Türkiye Ulusal doğuş Partisi (TUDP)
* İslam kurtuluş ordusu (İKO)
* İslam devrimi acil mücahitleri (İDAM)
* Türkiye İslam kurtuluş cephesi (TİKC)
* Türkiye İslam kurtuluş birliği (TİKB)
* Türk.İslam kurtuluş mücahitleri ordusu (TİMO)
* İslam kurtuluş partisi cephesi (İKP/C
* Dünya şeriat kurtuluş ordusu (DŞKD)

* Libya intihar komando birliği (LİKB)
* Evrensel kardeşlik cephesi Şeriatçı intikam mangası (EKC-ŞİM)
* Evrensel islam kurtuluş savaşının Türkiye mücahitleri (EİKS-TM)

5.03.4 Yandaş Medya Kuruluşları

Laiklik karşıtı örgütlerin görüşleri doğrultusunda yayın yapan gazeteler ve dergilerden bir bölümünün, ilgili örgütlere göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

A-) ''Milli görüş teşkilatı'' doğrultusunda yayın yapanlar :
* Milli Gazete,
* Gençlik Dergisi.
* Yörünge Dergisi,
* Mesaj Dergisi,

B-) ''İBDA-C'' doğrultusunda yayın yapanlar :
* Taraf,
* Tahkim,
* Ak-huzur,

C-) ''Nakşibendi'' tarikatı yayın organları :
* Altınoluk,
* İslam,
* Mektup,
* Gül çiçek,
* İlim ve Sanat,
* Kadın ve Aile Dergisi,
* Tehlit Dergisi,
* Cuma Dergisi,
* Panzehir Dergisi,

D-) ''Nurculuk'' tarikatı yayın organları :
* Zaman,
* Yeni nesil.
* Zafer,
* Bizim aile,
* Can kardeş,
* Köprü,
* Sızıntı,
* Yeni asya gazetesi,
* Nubihar dergisi,
*Yeni zemin dergisi,
* Nur the light dergisi,


E-) ''Süleymancılık tarikatı''nın yayın organları :
* Genç Akademi Dergisi,
* Tepe Edebiyat Dergisi,
* Fetih Dergisi,

F-) ''Anadolu Federe İslam Devleti'' yayın organı :
* Ümmet-i Muhammet Gazetesi,

G-) ''Işıkçılar'' gurubunun yayın organları :
* Türkiye azetesi,
* İnsan ve Kainat,

H-) İran-Şii kökenli yayınlar :
* İslam çağrısı,
* Kayhan,
* Fecr,
* Kıyam,

K-) Değişik gurupların yayın organları :
* Zamana selam Gazetesi (Tevhid gurubu)
* Yeryüzü (Yeryüzü gurubu)
* Maellum-Der Dergisi (Mazlum-Der)
* Misak Dergisi (Vahdet)
* Rönesans (Adnan hoca)
* Ak-Doğuş (Ak-Doğuşçular)

Laiklik karşıtı örgütler doğrultusunda yayın yapan ve Türkiyeden dinlenen ve izlenen Radyo ve TV kurumlarının, ilgili örgütlere göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

A-) ''Milli Görüş Teşkilatı'' nın yandaşı olanlar :
* Kanal 7 (Istanbul)
* Gökkuşağı Radyo-TV (Trabzon)
* Kanal 61 TV (Trabzon)
* Arz TV (Konya)
* Gençliğin sesi Radyo (Konya)
* Konya Bel. TV (Konya)
* Adım TV (Istanbul)
* Birlik TV (Istanbul)
* Hedef 1 TV (Ankara-Istanbul)
* Başak TV (Samsun)
* Mega efem Radyo (Şanlı Urfa)
* Afyon Radyo (Afyon)
* Atlas TV (Yozgat)
* Başak TV (Samsun)
* Denizli TV (Denizli)
* Hilal 1 TV (Kayseri)
* Vakıf 1 TV (Kocaeli)
* Kanal 89 TV (Zonguldak)
* TV 71 (Kırıkkale)
* Addeniz Radyo TV (Antalya)
* Selam TV (Almanya-Köln)
* Yeni Dünya TV (Almanya-Köln)
* Fatiha Radyosu (Kopehhang)

B-) ''Fethullah Gülen'' gurubunun yandaşı olanlar :
* Samanyolu TV (Moskova-Türkiye)
* Zaman TV (Bakü-Türkiye)
* Er TV (Erzincan)
* Zaman Radyosu (Ankara-Istanbul)
* Sinop TV (Sinop)
* Kanal Doğu-Zeve TV (Van)
*Çini TV (Kütahya)
* Er TV (Erzurum)
* Kanal 25 (Erzurum)
* Radyo yayını (Gazi Antep)

C-) ''E.Coşan Gurubu'' (Nakşibendi) yandaşı olanlar :
* Akra Radyo (Istanbul)
* İkbal Radyo (Istanbul-Ankara-İzmir-Bursa-Konya)
* Hadro Radyo (Konya)

D-) ''Işıkçılar'' gurubunun yandaşı:
* TGRT (Istanbul)

E-) ''Federe İslam Devleti'' yandaşı olarak yayın yapan :
* Offener Kanal TV (Almanya-Berlin / Yayın saatleri kiralanarak)


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim