tphlogo

DANIŞTAY’A SALDIRI
18.05.2006

CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALİ TOPUZ’UN; 18.05.2006 TARİHİNDE YAPTIĞI “DANIŞTAY’A SALDIRI” KONULU BASIN TOPLANTISI METNİ

CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Ali TOPUZ – Değerli basın mensupları, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri, Genel Başkan Yardımcımız birlikte içinden geçmekte olduğumuz bu olumsuz sürecin bu aşamasında partimizin tutumuyla ilgili bir açıklama yapma ihtiyacını duyduk. Bu nedenle bu toplantıyı düzenlemiş bulunuyoruz. Danıştay’a yapılan saldırı, yargıçlarımıza yapılan saldırı, öldürmek amacını taşıyan saldırı aslında rejimimize, devletimize, laik demokratik Cumhuriyete, hukukun üstünlüğüne yapılmış bir saldırıdır ve Cumhuriyet tarihimizin bu anlamda , bu noktada, bu düzeydeki ilk örneğidir. Cumhuriyetin 80 yılı aşkın birikimi ve değerlerine karşı açılmış olan bu saldırıyı herkes gibi Cumhuriyet Halk Partisi’de bütünüyle kınamıştır, kınamaya devam etmektedir. Bu saldırı sonunda değerli bir yargıcımız Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’i maalesef kaybetmiş bulunuyoruz. Ona tanrıdan rahmet diliyorum. Ailesine ve Türk milletine Cumhuriyet Halk Partisi adına bir kez daha başsağlığı diliyorum ve bu saldırı sırasında yaralanan diğer yargıçlarımıza da acil şifalar diliyoruz. Ailelerine geçmiş olsun diyoruz ve bu menfur saldırı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin taziyelerini ve geçmiş olsun dileklerini bu vesileyle bir kez daha ifade ediyorum. Bugün, Anıtkabir’de yapılan ve on binlerce başta yargıçlar olmak üzere üniversite öğretim üyeleri, rektörler olmak üzere on binlerce yurttaşımız ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Anıtkabir ziyaretine iştirak ederek ilk görevimizi orada yerine getirmeye çalıştık. Ama gün boyu pek çok törenler düzenlenmiştir Mustafa Yücel Özbilgin’le ilgili. Bilindiği gibi 14:30 da İçişleri Bakanlığı önünde, 15:30’da Danıştay önünde ve ikindi namazının ardından da Kocatepe Camiinde törenler yapılacaktır. Öyle bir günde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin herhangi bir konuyu müzakere edebilecek moraliteyi kendisinde bulmaması gerekir. Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak böyle bir günde ki saldırının hedefi olan Cumhuriyetin en temel dayanağı olan, mabedi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üyelerinin başta başkanı olmak üzere bu törenlerde acımızı içimize gömerek görevimizi yerine getirmemiz gerekir diye düşündük ve o nedenle bugünkü meclis çalışmalarına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak katılamayacağımız kanaatine vararak bunu sizin aracılığınız ile gerekçemizle birlikte topluma sunmak istedik. Biz Cumhuriyet Halk Partililer Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına ne yazık ki bu nedenle bugün katılamayacağız ve Danıştay’ın önünde başlayan törene ve oradan da camide yapılacak törene Genel Başkanımız başta olmak üzere bütün milletvekillerimizle tam kadro halinde bulunacağız. Böylece, acımızı ulusumuzla birlikte paylaşacağız. Rejimimizle, sistemimizle, demokrasimizle, devletimizle ilgili ortaya çıkan bu tehlikeli dönemin bu aşamasında bu şekilde bir görev yapacağız ve ondan sonra döneceğiz, diğer görevlerimizi önümüzdeki dönemde en etkili bir şekilde toplumun bütün fertlerini karşılaştığımız tehlikelerle inandırmaya, onu anlatmaya ve bu bilinci geliştirerek biran önce ülkeyi bu noktaya getirmiş olan bugünkü iktidardan Türkiye’nin kurtarılmasını sağlamaya çalışacağız. Benim bu aşamada öncelikle söylemek istediğim budur. Diğer Grup Başkanvekillerimiz ve Sayın Genel Başkan Yardımcımızın katacağı, söyleyeceği şeyler varsa onları da burada ifade edeceklerdir. CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Kemal ANADOL– Sayın Meclis Başkanı şu anda elimize geçen bir açıklama yapmış, Anadolu Ajansı vasıtasıyla. Sayın Anadol yaptığım açıklamayı sanığa ifadeni düzelt diye mesaj gönderiyor şeklinde yorumlamış ve bunu Genel Kurul’da açıkça ifade etmiştir. Maksatlıdır diyor, siyasi ahlaka sığmadığını söylüyor akla mantığa, bir de yargı hakkım saklıdır diyor. Sayın Meclis Başkanı öğrendiğim kadarıyla gazetecilerin bir sorusuna muhatap olarak bu yanıtı vermemiştir. Tam tersine gazetecilere söyleyeceklerim var diyerek makamında Danışma Kurulu sırasında bu beyanlarını sarf etmiştir. Televizyonlardan tüm Türkiye ne oluyor, üzüntüyle, telaşla, kaygıyla haberleri izlerken sanığın birkaç televizyon kanalında birden bu eylemi 2. Dairenin verdiği türban kararları sonucunda işlediğini, yaptığını itiraf ettiği yolunda televizyon kanallarında haberler yayınlanıyordu alt yazılarla, diğer haberleri takip ederek. Peşinden Sayın Meclis Başkanının bu açıklaması oldu. Yani sanık ben 2. Dairenin verdiği türban kararı sonucunda bu eylemi yaptım derken, itirafta bulunurken Sayın Meclis Başkanı türban için olamaz, çünkü sanık muhalif kalan üyeye de kurşun sıkmış dedi herkesin huzurunda, bütün basın organlarında, yazılı basında, görsel basında çıktı bu haberler. Yani ben de avukatlık günlerimi hatırlamış Sayın Meclis Başkanı sanığa mesaj gönderiyor dedim. Ne anlama gelir içimizde çok değerli hukukçular var. Yani sanık eylemine sahip çıkıyor, cesaretli bunun için vurdum, bunun için kurşun sıktım diyor. Meclis Başkanı eylemin sebebi bu olamaz diyor. Yani Meclis Başkanı İçtüzüğün kendisine verdiği görevlerin çoğunu, alt alta sayılan görevlerin çoğunu ihmal ederek görevini zaman zaman savsaklayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin ceza kanununu yeniden görüşülmesi için meclisi olağanüstü toplantıya çağırma dilekçesini yok sayarak müracaatını yok sayarak Brüksel’den aldığı talimatla meclisi açarak İçtüzüğün kendisine verdiği yetkileri kötüye kullandığı düşünülürse bu açıklamanın sebebini anlamak çok zordur veya çok kolaydır. Çünkü sanık içeride sorgu devam ediyor, hem yargıya müdahale etmeyin diyecekler, hem de devam eden ilk soruşturma sırasında sanki bir avukat gibi ifade yönlendirmeye kalkışacak. Açsın davayı da görelim Sayın Meclis Başkanı. Yargı önünde hesaplaşalım. Bekliyorum davayı açsın. Cevabım bu. CHP Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. Haluk KOÇ – Değerli basın mensupları, gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz Türkiye olarak. Anayasa gereği Türkiye biliyorsunuz yasamanın, yürütmenin ve yargının kuvvetler ayrılığı ilkesine göre düzenlenmiş görev alanları içerisinde çalıştığı bir sisteme oturmaktadır. Bugün bu üç ayaktan en önemlilerinden bir tanesine yargıya karşı girişilmiş planlı bir davranış, saldırı söz konusudur ve yasama organı bu acı günde bu herkesin özeleştiri yapması gereken, herkesin kendi kendisini bir kere daha sorgulaması gereken acaba bu gelişmelerde siyaset kurumunun önde gelenlerinin şimdiye kadar takındığı tavırlar özendirici bir rol oynadı mı? Oynamadı mı? Soruları tartışılırken bugün yürütmenin başı Antalya’da kavşak açılışı yapmaktadır ve Türkiye’de herkesin bu önemli gelişmeleri yaşadığı, tartıştığı bir süreçte anladığımız kadarıyla bu toplantılara, bu törenlere katılmayacaktır. Sorgulanması gereken budur. Yürütmenin başı Antalya’da kavşak açılışını dün her zamanki takiye içerisinde Cumhuriyete sıkılan kurşundur açıklamasını zoraki yaptıktan sonra, bugün bu törenlerde bulunmamaktadır ve iyi niyetli girişimlerimizle yasama organını oluşturan saylavların, vekillerin bu törenlere katılması gereğinin altını çizmemize rağmen, iktidar grubu Avrupa Uzay Ajansı’yla ilgili ya da Japonya’yla bir uluslararası anlaşmanın görüşülmesini daha önemli sayarak, bugün bu Meclis’te böyle bir irade sergilenmesine karşı çıkmıştır. Bunu milletimizin takdirine sunuyorum. Değerli basın mensupları, başından beri söyledik. Bir takiye iktidarı, bir maskeli iktidar, bir makyajlı iktidar daha ne kadar sabredilecek demokratik kurallar içerisinde, daha ne kadar sabredilecek, maske her gün düşüyor, daha hala görmek istemeyenler var, makyaj her gün akıyor, daha hala gerçek yüzü görmek istemeyenler var değerli arkadaşlarım. Yani, bu denli aymazlık artık saflık oluyor, başka kelime ifade etmiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm görevlerimizi yerine getiriyoruz, bütün bu tartışmalar, bütün bu son olaylar ortaya çıkmadan önce de, yine biz bu kürsülerde, yine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda bu iktidarın temel niyetleriyle ilgili, bu iktidarın kafasının arkasındaki saplantılarla ilgili bütün görüşlerimizi, bütün açık yürekliliğimizle ifade edegeldik. Ama, yok canım değişmişlerdir türküsüne inanan o kadar çok sayıda insan vardı ki Türkiye’de. Hala aynı türküye inananlar varsa ben bir kere daha bir durum değerlendirmesine davet etmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, tek başına görevde değil, millet görevde olmalı. Konu laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne olan saldırıdır. Bu silahla olabilir, bu siyasi tutumla olabilir, bu aymazlıkla olabilir. Dikkat edin, son durum karşısındaki değerlendirmelerde aymazlık noktasında olanlara aynı kategoriye sokma noktasına geldik. Bugün taraf olunacak gündür. Türkiye’den yana mısınız, yoksa bütün bu olayların hazırlayıcılarının, bütün bu olayların yol taşlarını döşeyenlerin ya da bütün bu süslü söylemlere kapılanların yanında mısınız? Umarım Türkiye, Türkiye’nin yanında olacaktır. Saygılarımı sunuyorum. CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Ali TOPUZ – Sayın Özyürek. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mustafa ÖZYÜREK – Değerli arkadaşlarım, sevgili basın mensupları, Sayın Grup Başkanvekillerimiz söylediler söylenecekleri. Şunu ilave etmek istiyorum, dün Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısı vardı, kendilerine, AKP’li Başkana dedik ki, bu şartlarda bu toplantı yapılamaz, bunu lütfen erteleyin, erteleye erteleye bugün saat onbire ertelediler. O toplantıya katıldık ve bu konuları gündeme getirdik. Onlardan da öyle bir hava, öyle bir bölünme Türkiye’ye egemen oldu ki, sanki öldürülen hukukçumuz, yaralanan Danıştay Üyeleri bir kesimin mensuplarıdır, o kesim acısına ağlamaktadır ama bir başka kesim olayı biraz da belki gönül ferahlığıyla izlemektedir. Sayın Koç’un ifade ettiği gibi Türkiye’de şu anda bütün olayların sorumlusu Türkiye’de huzuru sükunu sağlamakla sorumlu Başbakan Antalya’da kavşak açıyor ve şarkılı türkülü törenler düzenliyor. Oysa Cumhuriyet Halk Partisi yarın yapacağı Genel Merkez açılışını iptal etmiştir. Şimdi, değerli arkadaşlarım, dün itibariyle Türkiye başka bir Türkiye’dir. Siyasi cinayetlerin başladığı, yargı organlarına, laik demokratik cumhuriyetin bütün kurumlarına karşı silahlı saldırıların başladığı bir döneme girmiştir ve bu saldırıda bulunanlar, bunları planlayanların hepsinin esas amacı laik demokratik cumhuriyete inananları sindirmektir. Burada ya bunlara teslim olacağız, ya bunlar Türkiye’yi diledikleri gibi bir şeriat devletine doğru alıp götürecekler veya bunlara karşı direneceğiz. Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak Türkiye’nin her tarafında bu direnci sergileyeceğiz. Laik demokratik cumhuriyete inanan Atatürk ilkelerine bağlı bütün yurttaşlarımızı da bu mücadelede direnmeye Atatürk ilkelerine, laik demokratik cumhuriyetin kurumlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sahip çıkalım ki; bugüne kadar görevlerini yapmış olan yargı mensupları, diğer kurumların mensupları kendilerini yalnız hissetmesinler. Kendilerini yalnız, çaresiz, kimsesiz hissettikleri anda artık türban konusunda bir karar veremezler, artık özelleştirmelerle ilgili yürütmeyi durdurma kararları veremezler. Onun için gün hep birlikte birbirimize cumhuriyete inananlara, laikliğe inananlara sahip çıkma günüdür. Bunun gereğini hep birlikte tüm halkımızla birlikte yapmak zorundayız. Ben de tekrar ölen değerli üyemize başsağlığı diliyorum. Yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum ve yaralı arkadaşlarımıza, Danıştay üyelerine geçmiş olsun diyorum. Bütün ailelerine de acil şifalar diliyorum. CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Ali TOPUZ – Efendim yapacağımız açıklamalar burada sona ermiştir. İlginiz için hepinize teşekkür ediyorum.
Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim