tphlogo

20. Dönem
14.08.1997

Sekiz Yıllık Kesintisiz zorunlu temel eğitim ile ilgili konuşma

CHP GRUBU ADINA ALİ TOPUZ (İstanbul) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; tasarının 4 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına düşüncelerimizi arz etmek üzere huzurunuzda bulunuyorum; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Konumuz, 8 yıllık kesintisiz zorunlu temel eğitim. Bu konunun 4 üncü maddeyle ilgili tarafı, din eğitiminin düzenlenmesi. Bugün, yirmidört yıl önce başlatılmış olan bir büyük hareketi, son aşamasında değerlendiriyoruz ve son aşamasında yeni düzenlemeleri burada konuşuyoruz. Bu çerçevede bakıldığı zaman, 4 üncü maddede öngörülen din eğitimi konusu, bu tasarının esas konusuyla çok ilgili sayılmayabilir. 4 üncü maddeyle ilgili konu, yani, din eğitimiyle ilgili konu, bu tasarı dışında, ayrı, özel bir tasarıyla, bütün sorunlarını gözeterek, yeni bir siyasal platforma oturtulup, yeni bir siyasal, hukuksal düzene oturtulabilir. Özür dilerim siyasal sözünü yanlış söyledim. Yeni bir hukuksal zemine, yeni bir hukuksal sisteme oturtulabilir. (RP sıralarından "doğru söylediniz" sesleri)
TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) - Şuur altınız...
ALİ TOPUZ (Devamla) - Doğru söylüyorsam, sizin iddianızı ifade ediyorum demektir; öyle mi demek istiyorsunuz? Siz, bunu bir siyasal konu olarak mı görüyorsunuz. (RP sıralarından "siz görüyorsunuz" sesleri) Siz, zaten siyasetle dinin bir arada yaşaması gerektiğini, siyaset ve dinin iç içe olduğunu, siyaset ve eğitimin iç içe olduğunu söylüyorsunuz ve bundan da asıl zihniyetinizin ne olduğu anlaşılıyor. (RP sıralarından "sen söylüyorsun" sesleri; CHP sıralarından alkışlar)
4 üncü madde, bu tasarının konusu değildir esas itibariyle. Madde, teknik bir nedenle buraya gelmemiştir, eğitim sistemiyle ilgili teknik bir nedenle buraya gelmemiştir. Bu maddenin bir siyasal anlamı vardır. O siyasal anlamı da, getirilen yeni düzenlemenin geniş bir çerçeve tarafından kabul edilebilmesi için buraya ilave edilmiş bir madde olmasıdır.
OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Hani siyasî tarafı yoktu?..
ALİ TOPUZ (Devamla) - Bunun siyasî tarafı, partilerarası ilişkileri düzenlemeye dönük olarak vardır.
OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Çevir, kaz yanmasın.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Siz bunları çok iyi anlıyorsunuz, benim insicamımı bozmaya çalışıyorsunuz; ama, bunda muvaffak olamayacaksınız, söyleyeceklerimi söyleyeceğim. Bu madde metinde olmasa da olabilir. Bu madde metinde olmadığı takdirde, temel eğitimin 8 yıl kesintisiz ve zorunlu olarak yapılmasıyla ilgili hiçbir eksik kalmaz, din eğitimiyle ilgili olarak da hiçbir boşluk doğmaz.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) - Madem öyle, niye pazarlık yapıyorsunuz?
ALİ TOPUZ (Devamla) - Nitekim, komisyon çalışmalarının belli bir aşamasında bu maddenin metinden geri çekilmesi düşünülmüştür. Hükümet adına bulunan arkadaşlarımız bunu düşünmüşlerdir, metinden geri çekmeye dönük önergelerini hazırlamışlardır; fakat, son dakikada ortaya çıkan bir durum nedeniyle, bu çekme işlemi gerçekleşmemiştir.
YAKUP BUDAK (Adana) - Hangi durum Sayın Topuz.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, 4 üncü madde, din eğitimine ilişkin düzenlemeler getiriyor. Bu düzenlemelerin yeterli düzenlemeler olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu düzenlemenin, var olan, yürürlükteki dinî eğitimle ilgili yeni bir unsur getirdiği söylenemez. Bu düzenlemeye hiçbir ihtiyaç yoktur; ama, din eğitiminin bir düzenlemeye ihtiyacı vardır. Neden vardır? Bakınız, din eğitimiyle ilgili hangi sorunları yaşamaktayız. Anayasamızın bazı önermeleri vardır. Din eğitimiyle ilgili toplumda yerleşmiş birtakım
mekanizmalar vardır. Anayasanın birinci önermesi, din kültürü ve ahlak eğitiminin, ahlak öğretiminin ilköğretimde ve ortaöğretimde zorunlu dersler arasına alınmasıdır. Bunun gereği yapılmış, bununla ilgili kitaplar hazırlanmış; ama, Anayasanın amacını taşan bir noktada uygulamaya geçilmiştir. Anayasanın talebe bağlı olarak verilmesi gereken din eğitimini de din kültüründen sayarak kitaplar tanzim edilmiştir. Şu kitaplarda, İslamı öğrenmek için, 4 üncü sınıftan itibaren, çocuklarımızın alabileceği her türlü bilgi, belge vardır, her şey burada öğretilmektedir. (RP sıralarından "Ansiklopedik bilgi" sesleri) Her şey burada öğretilmektedir. O nedenle, din eğitimiyle ilgili, çocuklarımızın bir eksiği yoktur. Bu uygulamanın Anayasayla çelişen bir tarafı da vardır. Bu meselelerin oturulup konuşulması lazım. Arkadaşlarımız "bu yetersizdir, bu ansiklopedik bilgidir" diyorlar. Belki de öyledir; oturulup konuşulması gerekir. Siz, neden bunu yeterli sayıyorsunuz? Niçin bununla siz mücadele etmiyorsunuz? Niçin, bu yetersizdir, şu kitaplarda şöyle değişiklik yapılması lazımdır demiyorsunuz?
Bunun dışında, Kur'an kursları uygulaması, Türkiye'de bir yönetmelikle yapılmaktadır. Onun da sorunları vardır. O yönetmeliğe de uyulduğu söylenemez. O yönetmelik de, Diyanet İşleri Başkanlığının yürütmesiyle gündeme gelmiştir; Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetimi orada da vardır; ama, bütün bunlara rağmen, resmî Kur'an kurslarından daha büyük sayıda gayri resmî Kur'an kursları, ötede beride faaliyet göstermektedir. İlkokul diploması aranması gereken Kur'an kurslarında, yaz kurslarında ve camideki kurslarda, böyle bir diplomanın, yönetmelikte öngörüldüğü halde, aranmadığı bilinmektedir.
Şimdi, bütün bunların hepsinin konuşulması gerekir. Hatta, burada, imam-hatip kökenli milletvekili arkadaşlarımızın bu konularla ilgili yeni birtakım görüşler ortaya koyması gerekir, yeni düzenleme için. Hangi yeni öneriyi ortaya getirmişlerdir? Bin yıldan beri Türkiye'de din eğitimiyle ilgili uygulanan model aynı modeldir; ama, bin yılda teknoloji, iletişim teknikleri gelişti. Belki, şimdi, insanlarımızın, çocuklarımızın dinlerini öğrenmeleri için, çağın teknik olanaklarından da yararlanarak, evlerinde, aile ocağında, aileleriyle beraber çocukların aynı anda, birlikte, ama, bütün Türkiye'de aynı doğrultuda dinini öğrenme imkânları vardır. Bununla ilgili neden çalışmıyorsunuz; bununla ilgili neden öneriler ortaya koymuyorsunuz? Bütün din eğitimini ezbere dayandırıp, hafızlık modeline dayalı bir din eğitiminde niye ısrar ediyorsunuz?. (CHP sıralarından alkışlar) Yusuf Suresinin ikinci ayetinde Cenabı Allah "Biz size Kur'an'ı Kerimi gönderdik, okuyup anlayasınız diye" demiyor mu?! Okuduğu şeyi anlamayan insanlara dinini nasıl öğreteceksiniz; bunu bir yolunu bulur musunuz? (CHP sıralarından alkışlar, RP sıralarından gürültüler)
Siz tutturmuşsunuz, dayatma var, dayatma var, dayatma var. (RP sıralarından "Yok mu" sesleri) Evet, bir dayatma var.
MEHMET AYKAÇ (Çorum) - Siz...
ALİ TOPUZ (Devamla) - Ama, o iddia, yirmidört yıldan beri sürdürülen bir faaliyetin son aşamasında yapılmış bir dayatma olarak, çok akla uygun bir dayatma iddiası değildir. Asıl dayatmayı siz yapıyorsunuz Refah Partililer. (RP sıralarından gürültüler) Siz yapıyorsunuz tabiî; ama, sizin yaptığınız bu dayatmanın arkasında, uluslararası siyasal İslam hareketinin desteği yok mudur; vardır. (CHP sıralarından alkışlar) Siz, daha Millî Selamet Partisi iken, 1976 yılında hükümette bakan olarak bulunan bir arkadaşınızı -şimdi şu kadronun bir arkadaşını- bakan sıfatıyla gönderdiğiniz Siret-Ün Nebi Toplantısında hangi taahhütlerin altına imza attığınızı biliyor musunuz? 1976 yılında Pakistan'ın Ravalpindi Kentinde toplanan Siret-Ün Nebi Konferansında siz şu taahhütlerin altına imza attınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Topuz, 1 dakika içinde toparlıyorsunuz.
ALİ TOPUZ (Devamla) - Evet, okuyorum size: "İslam ülkeleri şeriatı benimsemeli ve şeriatı, bütün kanunlar için ana kaynak ve temel olarak kabul etmelidir. İslam ülkelerindeki anayasal kurumlar, İslamî esaslara göre yeniden düzenlenmelidir. Arapça anadili olmayan ülkeler, Arapçayı zorunlu olarak öğrenmelidir. İlkokullardan başlayarak, ortaokullarda Kur'an derslerinin, Kur'an kurslarının verilmesi zorunludur, gereklidir." Bütün bunların altına imza attınız; şimdi o verdiğiniz imzanın, o yaptığınız taahhüdün gereğini yapmak için geliyorsunuz, Türk millî eğitim sistemini bir dayatmayla dinselleştirmeye çalışıyorsunuz, mukaddes dinimizi millî eğitimimizin içerisine sokmaya çalışıyorsunuz (CHP sıralarından alkışlar) mukaddes dinimizi siyasete alet etmeye çalışıyorsunuz. Çekin elinizi dinin üzerinden! Çekin elinizi dinin üzerinden! Allah ile kulları arasına girmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Siz de böyle bir hakkı kullanma hakkına sahip değilsiniz. (CHP, DSP ve ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Genel Kurul Tutanağı 20. Dönem 2. Yasama Yılı 135. Birleşim 14/Ağustos/1997 Perşembe
Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim