tphlogo

Sakarya-Akyazı-Osmanbey'de Mısır İşleme Tesislerinin Temel Atma Töreni
17.05.1979

Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanı Ali Topuz'un Sakarya-Akyazı-Osmanbey'de Mısır İşleme Tesislerinin Temel Atma Töreninde Yaptığı Konuşma

Sevgili Kooperatifçi Arkadaşlarım

Değerli Basın ve TRT temsilcileri.

Sayın konuklar,

   

Biraz sonra Osmanbey Kooperatifinin yılda 15 bin ton mısır işleyecek fabrikasının temelini atarak, kooperatifi oluşturan yaklaşık 500 ortağın oturdu­ğu 28 Köy ile Sakarya yöresinin ve giderek Türkiye'nin Ekonomik ve toplumsal yaşamını önemli ölçüde etkileyecek bir girişime yeni bir hız kazandıracağız. Bu nedenle aranızda bulunmaktan mutluluk ve kıvanç duyduğumu belirtmek isterim,

Osmanbey Kooperatifinin girişiminin toplam yatırım tutarı 1979 fiyatlarıyla 300 milyon liraya yaklaşmaktadır. Kooperatifçe hazırlanan projeye göre yatırı­mın dört yılda bitirilmesi öngörülmektedir. Ancak Bakanlık olarak bu süreyi çok uzun bulduğumuzu belirtmek isterim. Bu Önemli yatırımı ivedilikle ekonomiye katkıda bulunabilir bir duruma getirmek, özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında, yaşamsal bir önem taşımaktadır. Proje organizasyonundaki iyi­leştirmelerle ve finansman planında yapılacak artışlarla bunu yapmak olanaklıdır. Kooperatif yöneticilerinin fabrikanın yapımını hızlandırıcı çalışmalarına Bakan­lığımızın hızla yardımda bulunmaya hazır olduğunu sizlere açıklıkla söylemek is­terim.

Değerli arkadaşlarım,

Osmanbey Kooperatifinin fabrika girişiminin, Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığının geliştirdiği Kooperatifçilik ilke ve politikaları içinde özel bir Önemi vardır.

Ülkemizde uygulana gelmiş kooperatif yatırım projelerinde çoğu kez ya eko­nomik kârlılık bulunmakla birlikte ortak-kooperatif ilişkileri boyutu yoktur, ya da ortak kooperatif ilişkileri iyi olmakla birlikte projenin ekonomik getirişi yüksek değildir.

Oysa Kooperatiflerin başarısı ve ulusal ekonomi içinde bir kesim oluşturabil­meleri ürün ile ortak ve ortak ile kooperatif ilişkilerinin güçlülüğüne bağlı-dır. Kooperatifin fabrikası ortağının ürününü işlemeli ya da ortak fabrikada üretilen malı kullanmalıdır ki yaratılan değer ortaklara tüme yaygın bir biçim­de yansıtılabilsin. Bakanlığımız bu olguyu gelirin ve hizmetin eşzamanlı olarak yaratılması diye adlandırmaktadır. Zaten Karlılık bu olgu içinde anlamlıdır ve sağlıklıdır. Eğer ortak-kooperatif ilişkileri güçlü değilse karlılık basit bir ticari anlamdan öteye gidemez, en azından toplumsal içeriğini yitirir, Sakarya-Akyazı-Osmanbey Kooperatifimizin kuracağı Mısır İşleme Tesisleri kıvançla belirtmek isterim ki ekonomik kârlılığın ve toplamsal kârlılığın birlikte yaratılacağı bir girişimdir. Kooperatifin fabrikası ham madde gereksiniminin tümünü yüzlerce ortağından karşılayacaktır. Değerli kooperatifçi arkadaşlarım,

Tesisiniz tam kapasite ile işlemeye geçtiğinde ülke ekonomisi için yak­laşık 200 milyon liranın üzerinde yeni bir değer yaratacaksınız. Bu denli büyük bir girişim Köy Kalkınma Kooperatifleri için ilk kez olmaktadır. Yalnızca katma değer açısından değil, katma değer içindeki net kâr açısından da Osmanbey-Kooperatifimiz bu güne kadar gerçekleştirilebilmiş en büyük ölçeğe sahiptir. İşletme iyi bir biçimde yönetilebilirse ortaklar hem mısırlarını kooperatife uygun bir fiyatla satacaklar hem de yılda ortalama 300 bin liraya yakın bir kâr sağlaya-bileceklerdir. Başka bir deyişle kooperatifimiz için harcayacağımız her 100 lira ile 60 liranın üzerinde kâr sağlanacaktır

Girişimin ekonomik ve toplumsal boyutlarını göz önünde tutarak şunu söyleyebilirim: Temelini attığımız şey yalnızca bir fabrika binası değildir. Aynı zamanda Sakarya ilimizde bir gelişme projesini yaşama geçiriyoruz, yeni bir ideolojik Örgütlenmeyi başlatıyoruz. Osmanbey Kooperatifinin girişimi bu çerçe­ve içinde değerlendirilmelidir.

Sayın konuklar,

Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığı tüm kooperatiflerimizi ekonomik ve toplumsal kârlılığı yüksek bir düzeyde çalıştırmak istemektedir. Şu noktanın hepimiz için çok açık olduğunu sanıyorum: Kooperatiflerimizin gelişmesi için ortaklarının yaşam koşullarını somut olarak iyileştirmesi gerekir. Eğer ortak­ların içinde bulundukları ekonomik ve toplumsal koşullar kooperatiflerin işle­yişiyle bugünden yarına gelişirse Türk Kooperatifçilik hareketinde yıllardır gözlenen yabancılaşma kalkacak ve kırsal kooperatifçilik toplumsal tabanını genişletebilecektir.

Kooperatif ortaklarının gelir yaratabilir bir düzeye gelmesi; kalkınmanın köylüden, gelişmenin kırsal alandan başlaması" ilkesi açısından özel bir önem taşımaktadır. Köylü yoksulluktan kurtulup gelir yaratabilir bir düzeye gelmedik­çe, kalkınmanın köylüden başlaması soyut bir çözümlemeden öteye gidemez.

Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığının kurulmasında öncülük yapma göre­vini üstlendiği Demokratik Halk Kooperatiflerinin başta gelen amaçlarından biri, köylümüzün gelir yaratabilir düzeye getirilmesi ve bozuk gelir dağılımının köylüden yana değiştirilmesidir.

Köylümüz yarattığı değeri başka kesimlerin aracılığıyla değil kendi örgütleri aracılığıyla kendi yöresinden başlayarak sınai yatırımlara dönüştüre­cektir.

Böylelikle, köylümüz bir yandan daha ileri aşamalarda gelirini artırma olanağını bulacak, öte yandan da ekonomiğinin öteki kesimleri ile bütünleşecek­tir. Bunun doğal sonuçları; Tarımın sanayileşmesi, kırsal alanın kentleşmesi ve yıllardır süregelen köy-kent ikileminin neden ve sonuçlarıyla ortadan kalkması­dır.

Sayın konuklar,

Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığının tüm Genel Müdürlükleri bu ama­ca yönelik hizmet üretmektedir. Geçen yıl başlattığımız Köylüye Ulaşım Projesi, Köylüye iş Projesi, sulama ve iskân projeleri, yeni kooperatif örgütleşme pro­jesi ve Öteki Bakanlık hizmetleri kırsal alanda hakça bir toplum yapısı oluş­turmak amacıyla birbirlerini bütünleştirici ve birbirlerinin etkinliklerini artırıcı bir biçimde köylümüze sunulmuştur. Ülkemizin en uç noktasında, Van-Özalp de oluşturduğunuz Köy-Kent örgütlenmesi bunun somut bir örneğidir. Ba­kanlığımız 1979 yılı uygulamasını, yeni projeleriyle, bu anlayış içinde sür­dürmektedir.

 

Sevgili Kooperatifçi arkadaşlarım,

Kırsal alanda üretim güçlerinin geliştirilmesi ve sağlanan ürünün emeğe göre paylaşılması özünde bir düzen değişikliği demektir. Aslında siyasal savaşım denen şey de bu noktada çerçevelenmektedir.

Düzen değişikliğinden yarar görecek olanların bu doğrultuda eylemde bulunabilmeleri ve yeni bir düzen kurabilmeleri onların örgütlenme özgürlükle­rine bağlıdır. Köylümüzün bu güne değiş toplumumuzda sürekli olarak kaybeden bir gurup olmasının nedeni büyük Ölçüde örgütlenememekten kaynaklanmıştır.

Yalnızca Türkiye'de değil Dünyanın hemen her ülkesinde düzen değişik­liğinden zarar görecek olanların temel amacı köylüsüyle, işçisiyle, esnafıyla ülke çalışmalarını örgütlenmelerinin engellenmesi ya da sağlanan hakların geri alın­masıdır. Soyut tanımlamalara girmeden kısaca şunu söyleyebiliriz: Halkın geliş­me gücünün baskı altına alınmasına yönelik tüm girişimlerin adı faşizmdir.

Bu güçler, diyalektik olarak, toplumların hemen her döneminde vardır. Ekonomik bunalım dönemleri, özellikle az gelişmiş ülkelerde, ekonomik ve siya­sal özgürlükleri lüks gören güçler için uygun ortamlar yaratır. Kimileri Özgür­lükleri beton duvarlarla çevirmek ister kimileride sözüm ona geçici olarak şalla örtelim der.

Sevgili Kooperatifçi arkadaşlarım,

Demokrasi dışı eğilimleri kuracak olan kırsal alanda kooperatiflerdir. Kentsel alanda da çalışanların sendika ve dernekleridir. Türkiye’mizde insanca ve hakça bir düzen kurabilmemiz, sizlerin ekonomik ve siyasal Özgürlükleri savunmanıza bağlıdır.

 

Tüm siyasal yaşantısında örgütlenmenin önemini özenle eğilmiş bir kişi olarak örgütlü güçlerin yenilmeyeceğini biliyorum ve Kooperatifçilerimizin özgürlüklerine değil şal örtmek bir tüy bile konduramayacak bilinçte olduklarına inanıyorum.

 


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim