tphlogo

CHP'DE DEĞİŞİMİN PUSULASI: KARA ÇARŞAF MI?! / CUMHURİYET GAZETESİ - Yakup KEPENEK
17.11.2008

Geçen salı gazetelerde fotoğraflı bir haber yayımlandı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İstanbul'da "kara çarşaflı" bir kadına törenle altı oklu CHP rozetini taktı. (Bu konudaki fotoğraf ve haberler, geçen salı günü Vatan'da ve Hürriyet'te Ahmet Hakan'ın köşesinde yayımlandı.) Kara çarşafa Baykal tarafından parti rozetinin takılması işlemi, CHP İstanbul İl Başkanı'nın şu sözleriyle tamamlanıyordu: "Üniversitelerde türban özgürlüğü istiyorum!"

İl Başkanı'nın AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarını hiçe sayan ve Parti'nin hiçbir yetkili organında konuşulmayan türbana tutumu, Baykal tarafından kara çarşafla bayraklaştırılarak onaylanıyordu. Tüzük ve Program değişikliğine gitmekte olan ve yeni Programını "Değişimin Pusulası" adıyla kamuoyuna açıklayan CHP, anlaşılan kara çarşaf ile gerçek bir değişime imza atıyor... Daha doğrusu Değişimin Pusulası kara çarşaf oluyor. Baykal, CHP'yi çarşaflı başkalaşma noktasına taşıyor. ...

Aslında CHP, 10 Kasım'da kara çarşafa altı ok takma noktasına bir günde gelmedi. Parti, 2003'ten bu yana, adım adım artan bir oranda ve çok açık bir biçimde sağcılaşıyor. Yapılan 2003 Tüzük değişikliği ile Baykal'ın değişmezliği gerçekleştirildi. Sonra, suçlan yalnızca Kurultaylarda Baykal'a oy vermemek olan partililer ihanetle suçlandı, CHP'den uzaklaştırıldı; partililer baskı altına alındı; susturuldu. Geçen yasama döneminde yapılan yasa ve araştırma önerileri işleme konulmadı. Meclis Grubu ve Parti Meclisi, MYK gibi yetkili kurullar da iyice işlevsizleştirildi; siyaset yapamaz kılındı. Kadın ve gençlik kolları çalıştırılmadı. Politika üreten (!) tek kişi artık yalnızca Baykal'dı. Politikaların yalnızca Baykal kaynaklı olması, tutarsızlık ve çelişkileri de birlikte getirdi. Parti, ülkenin hiçbir sorununa çözüm üretemez duruma getirildi. Anayasadan başlanarak demokratikleşme yönünde öneriler geliştirilmedi; Avrupa Birliği tam üyeliği ve Kürt sorunu başta olmak üzere iç ve dış önemli sorunlar karşısında tam bir politikasızlık sürecine girildi. Geleneksel oy alınan Alevi kesiminin sorunlarına bile sahip çıkılmadı. "Açılımlar", kara çarşaf açılımına kadar uzandı.

Ekonomi ağır bir bunalıma sürükleniyor; CHP bunalımdan çıkış için kapsamlı ve çözüm üretici hiçbir öneri geliştiremiyor. Parti çarşafa dolanıyor; türban taşeronluğuna soyunuyor! CHP, kimlik değiştiriyor; AKP ve giderek Saadet Partisi'ne dönüşüyor. Baykal ve yanındakiler, CHP'nin sağcılaştıkça daha çok oy alacağını sanıyor; yanıldıkları, her seçimde yeniden kanıtlanıyor; ama ısrar ediliyor; "sağcı adaylar" aranıyor; yetmiyor; sağa doğru koşu, çarşaf bayrak yapılarak hızlanıyor! Politika üretemeyen CHP, kamuoyunda, hiç olmazsa "Cumhuriyet'in değerlerini savunan parti" kimliğiyle destek buluyordu. Baykal sayesinde bu işlevini de "tümüyle" yitiriyor. Kendi kendini sıfırlıyor. . ..

CHP, 2003 sonrasında kimi köşe yazarı ve TV yorumcuları tarafından sağcılaşmakla, faşizan bir yapıya sahip olmakla, giderek faşistlikle suçlandı. Karşı durmaya çalıştık. Bizleri Parti'den uzaklaştıran Baykal sergilediği tutum ve politikalarla, o yorumlan yapanları her gün haklı çıkarıyor! Çok önemli bir "medya notu" daha var: Yıllardır Baykal'a "şeriat ve bölünme tehlikesi var" gerekçesiyle destek veren köşe yazarları, "şimdi CHP'yi eleştirmeyelim", "haksızlık olur" diyenler de, izleyebildiğim kadarıyla, bu konuda susuyor! Susabiliyor! Baykal'ın her yaptığına göz yumulursa, Başbakan'ı körü körüne destekleyen medya eleştirilebilir mi? Hâlâ, kara çarşafa Parti rozeti takan, en büyük il başkanı destekçisinin üniversitelerde türbana taraftar olan Baykal ile "velev ki"ci Başbakan arasında dini siyasete alet etme bakımından bir fark kalmadığının farkına varılmıyor mu? Ya içerdekiler? CHP'nin üst düzey-alt düzey yöneticileri, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, varsa gençlik ve özellikle de kadın kolları, bayan milletvekilleri neredeler? il, ilçe ve belde örgütleri, düz üyeler, CHP'ye yıllarca salt çağdaşlık yanlısı olduğu gerekçesiyle oy verenler ne yapıyor? Ya geçen genel seçimlerden önce yapılan Cumhuriyet mitingleri sonucu aday olup milletvekili seçilen bayanlar? Kara çarşaf olayı karşısında onlar da sus pus! Gerçekten çok yazık! ...

Kara çarşafın yakasına altı ok takılması, Cumhuriyetin aydınlığıyla yoğrulmuş değil, tutuculuğun karanlığına saplanmış bir aklın ürünüdür. Milyonların yıllarını verdiği CHP, Cumhuriyetin değerlerinin, demokratikleşmenin, sosyal demokrasinin CHP'si, bu bataklıktan bir an önce kurtulmalıdır!


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim