tphlogo

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALİ TOPUZ’UN CHP GENEL SEKRETER YARDIMCISI MEHMET SEVİGEN'İN NEDEN OLDUĞU TARTIŞMALARLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
19.02.2009

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreter yardımcısı, Mehmet Sevigen ile ilgili olarak, ortaya çıkan bir milyon yüz yirmi bin dolarlık kar payı sözleşmesi iddiası, Cumhuriyet Halk Partisi adına çok büyük bir talihsizliktir. 40 gün sonra, 29 Mart 2009 tarihinde Yerel Yönetimler için seçimler yapılacak. Bu seçimler Cumhuriyet Halk Partisi için de Türkiye için de önem taşımaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yolsuzluk iddiaları ile sarsıldığı, Vatandaşlarımızın Adalet ve Kalkınma Partisine karşı oluşan güvensizliğinin güçlü bir biçimde ortaya çıktığı bir ortamda, Cumhuriyet Halk Partisi için böyle bir talihsizliğin yaşanması, Cumhuriyet Halk Partisi'ne umutla bakmaya çalışan çevreleri de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin milyonlarca seçmenini de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin onbinlerce özverili örgüt emekçisini de üzmüş ve derinden yaralamıştır.

Bu olay komplodur denilerek, senaryodur denilerek geçiştirilemez. Bu olay, “tevil edilerek” asla göz ardı edilemez.

 

Bu olayda, “tevil yoluyla ikrar” vardır. “ikrar” Yargının takdiri dışında önemli bir delildir.

 

Olay yalanlanamamıştır. Ortaya konulan belgeler ve ilgililerin açık beyanları karşısında, saptırma gayretlerine ve beyhude çırpınışlara rağmen, Sevigen tarafından iddialar kabul edilmiş durumdadır. Başkaca bir araştırma yapmaya ve delil aramaya gerek yoktur.

 

Cumhuriyet Halk Partisinin temel niteliklerinden birisi, dürüstlüktür. Yolsuzluklara ve rüşvete karşı olmaktır. Konumunu ve sıfatlarını kullanarak çıkar elde etmeye karşı olmaktır. Bu olay, Cumhuriyet Halk Partisi için tedavi edilmesi ve giderilmesi oldukça zor ve derin yaralar açmıştır.

 

Mehmet Sevigen’in, davranışlarından ve tutumundan daha vahim olanı, Partimizin üst yönetiminin bu olay karşısındaki duyarsızlığı, sessizliği ve “korumacı yaklaşımı” dır.

 

Her seçim döneminde ve adayların Genel Merkezden belirlenmesi sırasında, Mehmet Sevigen ile ilgili olarak, benzer söylentilerin ortaya çıktığı herkes tarafından bilinmektedir. Her defasında, iddiaların iftira olduğu, siyasi kırgınlıklardan ve çekememezliklerden kaynaklandığı ve somut delil bulunmadığı gerekçelerine sığınılarak iddialar dikkate alınmamış ve göz ardı edilmiştir. Ne yazıktır ki, göz ardı edilmeye devam edilmektedir.

 

Günlerdir gazetelerin manşetlerinde, köşe yazılarında ve televizyonlarda yer alan ve Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili ağır suçlamalara ve eleştirilere neden olan, Türkiye’nin gündemine oturan “Mehmet Sevigen olayı” , nedense Parti üst yönetiminin gündemine bir türlü giremedi.

 

Ömrümün yarım asrı aşkın bölümünü; bana onur veren, gurur duymamı sağlayan, beni heyecanlandıran ve geleceğe dönük umutlarımı hep canlı tutan duygularla içinde yaşadığım Cumhuriyet Halk Partisinde, Partimizde; buna benzer bir durumu hiç görmedim, hiç yaşamadım. Onun için, içim yanıyor, çok üzülüyorum ve de çok utanıyorum. Hiç kimsenin Cumhuriyet Halk Partilileri böyle bir duruma sokmaya, üzmeye ve utandırmaya hakkı yoktur. Olmamalıdır. 

 

Dün yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu toplantısında, “Mehmet Sevigen olayı” nın gündeme alınacağını ve Partimize yakışır bir tavrın sergilenebileceğini boşuna umut etmişim. Hayal kırıklığına uğradım.

 

Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sonunda, Parti sözcüsü Genel Sayman Sayın Mustafa Özyürek yaptığı açıklamada: “Mehmet Sevigen dün gerekli açıklamayı yaptı. Kamuoyu buna ilişkin değerlendirmeyi yapacaktır” diyerek, Partimizin bu konuda yapacağı hiçbir şey yoktur demek istedi. Sayın Özyürek devamla; Bir gün önce, Mehmet Sevigen’in yaptığı açıklamaya paralel olarak,“Ortada hukuki ya da yasal açıdan bir sorun yok. Ama etik sorun olabilir.” diyerek, bir yandan Mehmet Sevigen’i aklamaya çalışarak, öte yandan, Etik sorunu küçümseyerek göz ardı etmeye çalışmıştır. Etik kavramının ne anlama geldiğini bilmediği anlaşılan sayın Özyürek ayrıca, bir ağabey edasıyla, “Bir Milletvekilinin ticari ilişkilerinde özenli davranması gerektiğini”   vurgulayarak; Mehmet Sevigen’in özensiz davrandığını, dikkatli davranması gerektiğini söylemekle yetindi. Böylelikle, görevlerini yaptıklarını sanarak, bu meseleyi geçiştirmeye ve gündemden çıkarmaya çalıştı.

 

“Mehmet Sevigen olayıbir ticari iş değildir. Konumunu ve sıfatlarını kullanarak, menfaat temin etmektir. Ölçüsüz derecede yüksek, haksız kazanç elde etmek demektir. Bir Cumhuriyet Halk Partili için onurlu bir davranış değildir. Bu davranışların sahibi olan kişinin, kendisini savunmak için, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin basın toplantısı odasını, şanlı ve şerefli CHP bayrağını, altı ok’unu dekor olarak kullanması, üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken bir saygısızlık ve kendini bilmezliktir. Açık bir istismarcılıktır.

 

 “Mehmet Sevigen olayı” nın Parti üst yönetimince sahiplenildiği izlenimi verilmiş olması, büyük sorunlar yaratacaktır. Sayın Genel Başkanın, Adalet ve Kalkınma Partisinin yolsuzluklarını dile getirmesi durumunda,  “yanındakine bak” cevabına muhatap olunacaktır. Cumhuriyet Halk Partisine duyulan güveni, önemli ölçüde zedeleyecektir. Siyasete güveni sarsacak ve Seçimlere katılım oranını olumsuz etkileyecektir. Korkarım, Cumhuriyet Halk Partisinin, İstanbul ve Ankara gibi kazanmaya çok yakin olduğu Büyükşehir Belediyelerinde, başarı kazanmasına olumsuz etki yapacaktır. Özellikle, büyük bir başarı ile ve etkinlikle yolsuzluğa karşı mücadele veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız sayın Kemal Kılıçdaroğlunun ortaya çıkan bu olumsuzluklar karşısında, zor durumlara düşürüleceğinden ve yara alabileceğinden derin bir kaygı duymaktayım.

 

Konunun geçiştirilmesi de gündemden çıkarılması da yarattığı ve yaratacağı olumsuzlukları ortadan kaldırmakta, maalesef o kadar kolay olmayacaktır. Partimize sürülen leke mutlaka temizlenmelidir. Partimizi lekeleyenler, kesinlikle himaye edilmemelidir. Partimizin Genel Sekreteri Sayın Önder Sav, yardımcısı ile ilgili ne düşündüğünü cesaretle açıklamalıdır. Sayın Genel Başkanımız bu olaya el koyarak gereğini yapmalıdır. Genel Sekreter yardımcısı Mehmet Sevigen, vakit yitirilmeden istifa ettirilmelidir; istifa ettirilmek yetmez. Mehmet Sevigen, Partiden uzaklaştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, hiç kimse çamura ve pisliğe yakın olmak istemez.

 

Cumhuriyet Halk Partisinin Tarihinin ve Misyonunun bize yüklediği sorumluluk duygusu çerçevesinde, Cumhuriyet Halk Partisine umutla bakan çevrelerin, Milyonlarca seçmenimizin ve onbinlerce örgüt emekçimizin duygularına ve beklentilerine tercüman olduğuma inanarak; düşüncelerimi ve değerlendirmelerimi, Partimizin üst yönetimine, Partililerimize ve Yurttaşlarımıza, siz değerli basın mensupları aracılığı ile ve saygı ile sunuyorum.  


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim