tphlogo

YARGIDA REFORM YA DA GÖRMEZLERİN FİLİ TARİFİ / CUMHURİYET - ORHAN BİRGİT
24.02.2010

Başbakan'ın İspanya gezisinde "Diğer partiler destek versinler ya da vermesinler yargı reformunu Meclis'e taşıyacağız. Referandum için yeterli sayıyı almamız halinde bunu halka götüreceğiz" açıklamasının, çoğunluğun kendisi gibi düşünmeyen herkese verilmek istenilen bir gözdağı mesajı olduğuna itiraz edeniniz var mı?

Takvim elverseydi de, Erdoğan o gezi için yurtdışına gitmek yerine Ankara'da olsaydı, aynı açıklamayı partisinin dünkü grup toplantısında yapacaktı.
Siz her konuşmasında demokrasi, çokseslilik gibi söylemlerine bakarak, iktidar partisinin gerçekten demokratik kurallarla yönetildiğini düşünmeyiniz: Öğretmen sınıfa girmemişse, dersler boş geçmez mi? Liderin olmadığı yerde, lider vekillerinin toplanabileceğini düşünmenin bile akıl dışı sayıldığı bir çağda yaşadığımızı en iyi bilenlerimiz, elbette parlamenterlerimiz olmalı.
Grup toplantılarının, siyasi partilerin parlamento çalışmalarını yönlendiren, bu nedenle de genel başkanları sorgulayan gerçek birer organ olduğu günler 12 Eylül darbesinin altında kayıplara karıştı.
Tarihin tünelinde yolculuk
Rahmetli Adnan Menderes'ten Demokrat Parti Meclis Grubu'nda bakanlarının istifasını isteyerek başkaldıran, onun "Ben de mi?" sorusuna "Gerekiyorsa sen de" diye bağıran korodan eser yok.
Yine rahmetli Ecevit'i grup kürsüsüne çıktığı zaman Baykal, Topuz ya da Süleyman Genç gibi iç muhalefet liderlerinin tepkilerini sürekli kontrol ederek konuşturan dönemden bugüne kalan, bugünkü CHP Genel Başkanı'nın da kendi partisinde "tek adamlığa soyunmuş olduğu.
Süleyman Demirel'i bir bütçe oylamasına giderken Adalet Partisi Grubu'nda başbakanlıktan düşüren oylamanın hayatta olan kahramanları çoktan ya aramızdan göçmüşler; ya da politikadan ellerini çekmişler... TBMM'de başta çoğunluk partisinin milletvekilleri, herkes kendi liderlerinin söylediklerini değil, söyleyeceklerini de bugünden onaylamaya hazır durumda değiller mi? O nedenle de, AKP'nin Sayın Genel Başkanı'nın gündemindeki anayasa değişikliği teklifinin yargı reformu ile ilgili bölümünün neleri içerebileceğinin tahminlerini paylaşalım.
Yargıyı başbakanın avucuna almak
Erdoğan ve partisinin yüksek yargı organlarında görev yapacak olanların parlamentodan seçilmelerini istedikleri biliniyor.
Bu öneriye karşı çıkanların, bugün Radyo Televizyon Üst Kurul üyeliklerinin de aynı şekilde TBMM tarafından ve iktidar ile ana muhalefet partilerinin sandalye sayılarına göre belirlendiğini, bu yöntemin Zahid Akman'lar üretmekten başka bir işe yaramadığını vurguladıkları da açıktır.
TBMM'nin bugünkü yapısı ile sadece RTÜK örneğinde organlar oluşturacağı sakıncası mı itiraz konusu olacaktır?
Yargı reformu için adım atılmadan önce TBMM'yi oluşturan milletvekilleri genel seçiminin bugünkü yüksek baraj engelinden kurtarılması, barajın en çok yüzde 5 olarak saptanması yürürlüğe sokulmadan, seçmen iradesinin tam ve gerçek olarak parlamentoya yansımayacağını AKP kadar CHP ve MHP'liler de içlerine sindirmelidirler. Asla iki değil, dört ya da beş partinin grup oluşturarak yer aldığı bir parlamentoya seçilebilmek için yarışacak adayları da bugün olduğu gibi partilerin genel merkezleri, yani liderler değil; o partilere kayıtlı üyelerinin yargıçların denetiminde gerçekleşecek önseçimlerin sonuçları belirlemelidir.
Aksi, HSYK başta olmak üzere yargı organları, çoğunluk partisinin genel başkanı tarafından biçimlendirilmiş olacaktır. Dolayısıyla yürütmenin başındaki tek adam, yargıyı da denetiminin altına alacaktır.
Ülkenin, çoğunluğu kazanan parti tarafından astığı astık bir sürece girmesini isteyenler için, böylesine karanlık bir tünelde yapılacak yolculuğun tadına doyum olmaz.
Bugünkü parlamentonun Anayasa Komisyonu'nun dolaplarında bekletilen 700 dokunulmazlık dosyasının sayısı da, içeriğindeki çeşitlilik de artar, ilk sırayı da yolsuzluk suçları alır. Vatandaşlara da bugünü mumla aramaktan başka yapacak bir şey kalmaz.


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim