tphlogo

22. Dönem
19.01.2006

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in, Konuşmasında, CHP'ye Sataşması Nedeniyle Konuşma

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; huzurunuza çıkmak zorunda kaldığım için özür dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum ve Sayın Başkanın bana konuşma hakkı vermiş olmasından dolayı da kendisine şükranlarımı ifade ediyorum.
Amacım, bir siyasî polemik yapmak değildir, bir gerginlik yaratmak değildir. Amacım, bir gerçeği, Meclis zabıtlarına getirmektir ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yakışır bir tavır içinde olmamızı kayıtlara geçirmektir.
Şimdi, Sayın Bakan, her zamanki sakin durumundan biraz farklı bir şekilde bugün bir gündem dışı konuşmaya cevap verirken, Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili olarak, daha önce ilgili yasa müzakere edilirken yapılan konuşmalara atıfta bulunarak, Cumhuriyet Halk Partisine karşı, yapmadığı bir işi yapmış gibi gösterme biçiminde bir sataşma içinde olmuştur.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu konuyla ilgili olarak fikirlerimi söylemeden önce, yolsuzlukların üzerine gitmek, Türkiye'de düzeni sağlamak, demokrasiyi geliştirmek, iyiye doğru adım atma konusunda hükümetin yaptığı her işe destek olan Cumhuriyet Halk Partisinin bundan sonra da destek olabileceğini buradan açıkça ifade ediyorum. Bizim sorunlarımız, neden şunu böyle yaptınız, neden bunu böyle yaptığınızdan daha çok, gerçekdışı birtakım yorumların yapılması, demokrasiyle bağdaşmayan birtakım tutumların sergilenmesidir karşı koyduğumuz konu. Yoksa eğer, Futbol Federasyonunda veya herhangi bir yerde bir yanlışlık varsa, orada bir yolsuzluk varsa bunun üzerine en etkin yöntemlerle gidilmesinin gerekli olduğuna en az hükümet kadar inanan bir partiyiz. O nedenle, söyleyeceğim, yapacağım değerlendirmeler, sakın, bir başka yerlere çekilmeye kalkışılmasın.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bir partiyi bağlayan sözler, o partinin grubu adına yapılmış olan konuşmalarda ortaya çıkar. Bakınız, daha önce Türkiye Futbol Federasyonuyla ilgili yasa görüşülürken, 28 Nisan 2005 Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisine de geçmiş olan şu sözleri size okumak istiyorum; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Mehmet Küçükaşık, konuşmasının bir bölümünde şunu söylemiş: "Bakınız, bu yasanın temel esprisi, federasyon başkanlığı seçimlerinde Haluk Ulusoy ve Şenes Erzik'in yeniden aday olmasını ve yeniden seçilebilmesini önlemeye yönelik düzenlemeler içeriyor. Teklifin 7, 8 ve 18 inci maddeleri Haluk Ulusoy'un yeniden aday olmasını engellemek için düzenlenmiştir. Kişiye özel bir yasa çıkarmak, açıkça, Anayasanın temel ilkelerine ve eşitlik ilkesine aykırıdır" demiş. Zaten, Anayasa Mahkemesine giderken bu gerekçeye dayanarak gidildi ve Anayasa Mahkemesi de bu gerekçeye dayanarak o maddeyi bozdu.
Daha bir başka, konuşmanın ileriki aşamasında bir örnek veriyor Küçükaşık, diyor ki: "Bakınız, Şenes Erzik, iki gün önceki Milliyet Gazetesinde bunun için ne diyor; Milliyet Gazetesinde manşet: Bu sese kulak verin. UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik Futbol Federasyonu yasasının çıkarılacağı gün uyarılarda bulundu: 'Başkan için yüksekokul şartı ve yaş sınırı dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur' dedi" diyor, ikna etmek için.
Diğer arkadaşlarımız, şahısları adına konuşan bir iki arkadaşımız da örnekler veriyorlar, Beckenbauer'dan örnek veriyorlar, Platini'den örnek veriyorlar. Bunların, federasyonlarda görev almış; fakat bu şartları taşımayan kişiler olduğunu örnek veriyorlar.
Dolayısıyla, Sayın Bakan, herhalde, dikkatinden kaçarak bunu söyledi diye düşünüyorum ve şunları da eklemek istiyorum:
Şimdi, değerli arkadaşlarım, hükümetten biz tutarlı davranmasını bekleriz. Hükümet yasalara uygun davranacak, hukuka uygun davranacak, tutarlı davranacak. Yasalara ve hukuka uygun davranmazsa onun müeyyideleri başkadır; o denetim mekanizmalarını kullanırız. Eğer, ilkeli davranmazsa, o zaman da bir siyasî değerlendirme yaparak hükümeti eleştiririz, bu, bizim doğal hakkımızdır, hatta muhalefet olarak bizim görevimizdir.
Şimdi, Sayın Bakan, günlerdir, Futbol Federasyonu seçimleriyle ilgili olarak çeşitli demeçler veriyor, televizyonlarda canlı yayınlara çıkıyor ve bu federasyon seçimlerinin sonucunu etkilemeye dönük, çok ağır baskılarda bulunuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ TOPUZ (Devamla) - Kısaca bağlayacağım.
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ TOPUZ (Devamla) - "Öyle yapmazsanız böyle yaparım, böyle yaparsanız böyle yaparım…" "Yaparım" dediği şeylerin de hiçbir kanunî dayanağı yok. 31 inci madde, doğrudan doğruya, Sayın Bakana görevden alma yetkisi vermiyor. Genel Kurulu toplama yetkisi veriyor belki; fakat, Genel Kurulun alacağı kararı kendisinin almasına imkân yoktur. Genel Kurul bir karar alacaksa, alacak.
Zaten, bunları bu kongrede söylediniz, bu kongrede delegeler de buna göre karar verdi; ama eğer, siz, burada bu kadar ısrarlıysanız, Basketbol Federasyonu Başkanını nasıl görevde tutuyorsunuz Sayın Bakan? Basketbol Federasyonu Başkanı hakkında üç beş tane dava yürüyor. Vergi borcundan başka birtakım usulsüzlüklere, yolsuzluklara, suiistimallere kadar geçen, devam etmekte olan davalar var. Seçildiği zaman da bu böyleydi. Seçildiği zaman, buna, herhangi bir şekilde, burada gösterdiğiniz tavrı göstermediniz. Belki bu zatı desteklemediniz; ama, seçildikten sonra da, bununla ilgili olarak, federasyon genel kurulunu yeniden olağanüstü toplantıya çağırayım da, şu mahkemelere de söyleyeyim, bunu düşürsünler görevden diye bir eğilimin içine de girmediniz.
Bu, çifte standartlı bir davranıştır. Adalet ve Kalkınma Partisinin alıştığımız çifte standartlı davranışlarından bir tanesidir. Bunun bir spor federasyonu, bir Futbol Federasyonu için ortaya konulması ayrıca üzücüdür. Eğer varsa yasal takibat yapılması gereken konu, mahkemelere intikal ettirirsiniz, mahkemeler kararı verir, o karara uyulur.
Siz, bu konuda bu kadar tutarlıysanız, arkadaşlarımın söylediği gibi, başınızdaki Başbakandan içinizdeki milletvekillerine kadar çok sayıda arkadaşınız hakkında yargı kararı vardır, devam eden mahkeme vardır, sonuçlanmış yargı kararı vardır. Onların milletvekili olmasına, dokunulmazlıklarının devre sonuna bırakılmasına karşı kayıtsız davranacaksınız, bunlara karşı müsamahalı davranacaksınız, onları koruyacaksınız, ele geçiremediğiniz bir federasyon veya söz dinletemediğiniz bir kişiye söz dinletebilmek için, elinizdeki imkânları sonuna kadar kullanarak baskı yapacaksınız. Bu, yanlış yoldur. Demokrasinin arızasız bir şekilde ilerlemesi için bunlar engeldir. Lütfen, bunlardan vazgeçin, demokrasi ve hukuk içerisine girin ve size mutlaka teslim olması gerekir diye birtakım insanları baskı altına almayın.
Teşekkür ederim Sayın Başkan bu müsamahayı gösterdiğiniz için. Hükümetin tutarsızlığını, ilkesizliğini ifade etmek için söyledim. Sayın Bakanın, sinirli davrandığı için bu yanlışları yaptığına inanıyorum. Yapılması gereken tek şey; bu yaptıklarından üzüntü duyduğunu ve Sayın Bakan istifa ederse, onurunu korur ve de itibarını korur diye düşünüyorum. Futbol Federasyonuna karşı, oradaki kişilere karşı, bize karşı saygısızlık yapılmıştır. Bunlardan özür dilemesi gerekir diye düşünüyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dönem: 22, Yasama Yılı: 4, Birleşim: 52,(19.01.2006).
Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim