tphlogo
Köşe Yazıları

CHP-MSP ORTAKLIĞI NEDEN BOZULDU / HÜRRİYET - YALÇIN BAYER
02.03.2011

MECLİS'te Erbakan'ın ölümü dolayısıyla CHP adına İstanbul Milletvekili Ali Topuz, parti grubu adına konuşurken, 1973'teki CHP-MSP koalisyonunun nasıl bozulduğuna ilişkin ilginç değerlendirmeler yaptı.

Devamı...


CHP'de Teşkilat ve Parti'nin "Bilenleri -Reddi Miras Endişesi ve "Çatılan Kaşlar" - "Macera mı" Endişesi... / Taylan SORGUN - Ortadoğu Gazetesi
24.12.2010

YILLAR yılı çok "kurultaylar", çok "parti kongreleri" izlemişimdir. Kurultaylar ya da parti kongreleri sonrasında söylenilen şudur: "Kurultayımız bir şenlik havasında geçti. Heyecanlı idi.

Devamı...


YARGIDA REFORM YA DA GÖRMEZLERİN FİLİ TARİFİ / CUMHURİYET - ORHAN BİRGİT
24.02.2010

Başbakan'ın İspanya gezisinde "Diğer partiler destek versinler ya da vermesinler yargı reformunu Meclis'e taşıyacağız. Referandum için yeterli sayıyı almamız halinde bunu halka götüreceğiz" açıklamasının, çoğunluğun kendisi gibi düşünmeyen herkese verilmek istenilen bir gözdağı mesajı olduğuna itiraz edeniniz var mı?

Devamı...


KARARTILAN KURULTAY / CUMHURİYET GAZETESİ - Yakup KEPENEK
15.12.2008

Pazar günü CHP'nin 14. olağanüstü kurultayı var. Kurultayı "olağanüstü" kılan, yalnızca "tüzük ve program kurultayı" olması değildir; yeri ve süresi de gerçekten "olağanüstü"dür. Genel Başkan Deniz Baykal imzalı ilana göre (Cumhuriyet, 19 Kasım), Kurultay, "21 Aralık Pazar günü saat 10.00'da Ankara'da Sheraton Oteli Toplantı Salonu'nda" toplanacaktır. Asırlık CHP, hem tüzük hem de program hazırlıklarını, yani varlık nedeni olan iki en önemli konuyu, bir "otel salonunda" ve de "bir günde" görüşecek ve sonuçlandıracaktır. Ülkenin iç ve dış sorunlarının çok ağırlaştığı, buna karşılık siyasetin çözüm üretemeyerek tıkandığı bir dönemde bu tutum gerçekten olağanüstüdür!

Devamı...


BAYKAL VE ARINÇ AYNI ŞEYLERİ Mİ SÖYLÜYOR / CUMHURİYET GAZETESİ - Orhan BİRGİT
28.11.2008

Baykal ve Arınç Aynı Şeyleri mi Söylüyorlar? CHP Genel Başkanı, salı günkü grup konuşmasında, partisine üye olmak için başvuranlar arasında türban ya da çarşaflı olan kadınlara, "Hayır arkadaş, sen çarşafını çıkar da gel, türbanını çıkar da gel., ben seni öyle alırım saflarıma mı diyeceğiz?" sorusunu yöneltirken yerden göğe kadar haklıdır. Ama aynı Baykal, bu tümcelerin hemen arkasından, "Demememiz gerektiğini öğreniyoruz. Yani öğreniyoruz derken şahsen biz öğreniyoruz değiliz. Türkiye öğreniyor, Türkiye'nin aydınları öğreniyor" diye sürdürdüğü konuşmasında bence çok önemli ve partisinin kuruluş ilkelerinden farklı şeyler de söylüyor:

Devamı...


ÇARŞAFLAMAK / CUMHURİYET GAZETESİ - Yakup KEPENEK
24.11.2008

CHP Genel Başkanı Baykal'ın istanbul'da "kara çarşaflı bayanlara törenle CHP rozeti takmasını" geçen hafta bu köşede çıkan yazımla eleştirdim. Eleştirilen, kara çarşafın, altı ok takılarak "simgeleştirilmesidir"; ne eksik ne de fazla! Konu, saptırılmamalı! Arkadaşlanmla birlikte bizim karşı olduğumuz, partimizin Baykal tarafından "kara çarşafı simgeleştiren" bir sürece sokulmasıdır.

Devamı...


CHP'DE DEĞİŞİMİN PUSULASI: KARA ÇARŞAF MI?! / CUMHURİYET GAZETESİ - Yakup KEPENEK
17.11.2008

Geçen salı gazetelerde fotoğraflı bir haber yayımlandı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İstanbul'da "kara çarşaflı" bir kadına törenle altı oklu CHP rozetini taktı. (Bu konudaki fotoğraf ve haberler, geçen salı günü Vatan'da ve Hürriyet'te Ahmet Hakan'ın köşesinde yayımlandı.) Kara çarşafa Baykal tarafından parti rozetinin takılması işlemi, CHP İstanbul İl Başkanı'nın şu sözleriyle tamamlanıyordu: "Üniversitelerde türban özgürlüğü istiyorum!"

Devamı...


MİLLİ İRADE VE BAŞBAKAN
09.04.2008

ALEV COŞKUN / CUMHURİYET GAZETESİ

Ünlü hukukçu Leon Duguit ne diyor: "Millet, diriler kadar ölüleri de kapsayan geçmiş ve gelecek kuşakları da içine alan teorik ve soyut bir kavramdır... İrade ise, sadece gerçek kişilere ait bir olgudur. Soyut kavramaların iradesi olmaz. Öyle ise milli irade ya da hâkimiyet diye bir şey olamaz ve tamamen efsaneden ibarettir. Bir edebiyat sözcüğüdür".
Yargıtay Başsavcısı'nın laiklik karşıtı odak oluşturması nedeniyle AKP'ye karşı açtığı davadan sonra Anayasa Mahkemesi'nde açılan davadan sonra Başbakan Erdoğan hemen her yaptığı konuşmada "milli irade" den söz etmeye başladı.
Açılan dava ile milli iradeye karşı gelindiğini söylüyor. Bu yanlışlığın tarihsel ve anayasal altyapısını ve geçmişini özetleyerek anlatmamız gerekiyor.
Hâkimiyet (egemenlik) kavramı, ortaçağlarda kendisinden başka ve üstün bir kuvvet tanımayan mutlak bir güç anlamında kullanılmıştır. Tanrısal bir kökeni olduğuna inanılan bu güce monarklar, krallar sahiptiler. Hâkimiyetin Tanrı'da olduğu ve yeryüzünde Tanrı adına hükümdar tarafından kullanıldığı kabul ediliyordu. ( * ) Kralların ve monarşilerin teorik temellerini oluşturan bu mutlak hâkimiyet anlayışına göre yasama, yürütme ve yargı erkleri de hükümdarda toplanıyordu.


Devamı...


SOLA LİDER ARANIYOR
03.04.2008

Okay GÖNENSİN / Vatan Gazetesi

CHP büyük kongresi yaklaşırken aday adayları da ağır ağır ortaya çıkmaya başladı. Aday adayları arasındaki Haluk Koç, Anadolu’yu, parti örgütlerini dolaşarak görüşlerini anlatmaya çalışıyor. Diğer aday adayları henüz ön temas ve yoklama yapıyor.

Kongrede aday olmak da kolay değil, çünkü tüzüğe göre bir aday adayının aday olabilmesi için genel kurul delegelerinden beşte birinin imzası gerekiyor. Zaten bu kural bile, genel başkan dışında bir başka adayın çıkmasını zorlaştırıyor; iki adaydan daha fazla kişinin yarışmasını da imkânsız kılıyor.

Sonuçta Deniz Baykal’ın artık gitmesini isteyen CHP’liler bir tek aday üzerinde anlaşmak zorunda. CHP’nin iç yapısını bilenler, bunun kolay olmadığını söylüyor. Bunların tümü de halihazırdaki Genel Başkan’a yarıyor.


Devamı...


SELÇUK VE DEMOKRASİ DAVASI
24.03.2008

Yakup KEPENEK / Cumhuriyet Gazetesi

Cuma günü sabaha karşı Cumhuriyet rejiminin değerlerinin günümüzdeki en seçkin temsilcisi İlhan Selçuk ile Doğu Perinçek, Kemal Alemdaroğlu ve diğer yurtseverlerin gözaltına alınması, iktidarın bu değerlere karşı açtığı kapsamlı, çok yönlü ve büyük savaşın doğrudan sonucudur.

Cumhuriyetin değerlerinde laiklik vardır; demokrasi vardır ve sosyal hukuk devleti vardır. Gelinen noktada AKP iktidarı, "sadece" seçmen desteğinin büyüklüğü ile eşit ve özdeş gördüğü demokrasiyi kullanarak, laikliği adım adım ortadan kaldırmanın, kendince "kutsal" uğraşısı içindedir.

Selçuk'a gözaltı, yalnız bir güçlü yazarı susturma ve aynı doğrultuda düşünenlere "gözdağı" verme olayı değildir. Bu girişim, Cumhuriyet gazetesiyle özdeşleşen bir özgür ve bağımsız basın duruşunu "vurmayı" amaçlamakla kalmıyor.

AKP iktidarı demokrasinin ana dayanaklarını hızla "doğruyor".

Sorulması gereken asıl soru şudur: Gözaltı olayı, toplumun çağdaşlaşmasını durdurmayı; eğitimde bilimselliği geriletmeyi; devlet kadrolarının ele geçirilmesini tamamlamayı ve böylelikle çoğunluğun diktasına dayalı bir baskıcı toplumsal ve siyasal yapı kurmayı mı içermektedir? Açıktır ki AKP iktidarının uygulamaları, Selçuk'a gözaltı ile çok daha kolaylaşacaktır. Öyleyse, Selçuk'un severek kullandığı bir sözcükle sonu karanlık bir gidişin temelleri mi "tohumlanıyor" ? Bu soruya doğru yanıt verilmesi gerekiyor.


Devamı...


CHP CAN ÇEKİŞİYOR!
09.03.2008

Necati DOĞRU / Vatan Gazetesi

Edirne şehri örneğinde geriye dönüp bakarsanız göreceğiniz tablo şudur: 7 yıl önce 2001 yılında “rüşvet almakla” suçlanmış, “Beyaz Ahtapot Operasyonu”ndan mahkemeye çıkartılmış, mahkum olmuş, ancak aftan yararlanarak şartlı salıverilmeyle serbest kalmış.

Özrü var!

Defosu büyük.

Rüşvetçi.

Fakat “temizliğe, dürüstlüğe, içeriğe, yenilenmeye, gelişmeye, halkla bütünleşmeye en yüksek dozda dikkat etmesi gereken CHP gibi bir parti” onu yeniden Edirne Belediye Başkanı olmaya uygun görmüş...

Balık baştan kokar.

Koktu.

3 dönem üst üste belediye başkanı seçilen Hamdi Sedefçi’nin “kentin geliri ile giderini denkleştiremediği için kendi oturduğu belediye binasını bile özel şirketlere satmak zorunda kalmasının yönetim beceriksizliği bir yana; bu satıştan yüzde 10 rüşvet alması, şehir içme suyu imtiyaz hakkını da yüzde 10 komisyon kaparak özel şirketlere devretmesi” CHP’nin parti olarak bitişe geçtiğinin somut işaretidir.


Devamı...

Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim