tphlogo

TBMM’DEKİ ATAMALAR
22.05.2007

GRUP BAŞKANVEKİLİ VE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALİ TOPUZ’UN; 22.05.2007 TARİHİNDE “TBMM’DEKİ ATAMALAR” HAKKINDA DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI METNİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği kadrolarında bazı değişiklikler yapmaya dönük bir hazırlığın son aşamasına gelmiş bulunuyor. Muhtemelen yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı toplanarak giderayak geniş kapsamlı bir kadro düzenlemesi galiba gündeme getirilecek ve Divan Kararına bağlanacak. Bu işlem yapılmadan önce bu konuyla ilgili bazı değerlendirmelerimizi ve kaygılarımızı dile getirmek ve bu yolla sayın Meclis Başkanına olumlu bir katkıda bulunmayı düşünüyorum.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisinde çalışanların özlük haklarıyla ilgili, kadroların çoğaltılması, azaltılması, derecelerinin değiştirilmesi, belli aralıklarla yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Bunda kuşku yok. Çalışanların da beklentileri büyük ölçüde her yıl yapılmakta olan düzenlemelerle ilerlemelerine engel durumların ortadan kaldırılması, mümkünse hak ettikleri kadrolara ulaşmalarının sağlanmasıdır. Çalışanlarımızın da bir beklentisidir. O nedenle konuyu bu çerçevede düşünerek şimdi yapacağım değerlendirmelerin göz önünde tutmasını istiyorum.

 

İki ay sonra Türkiye’de seçim yapılacak ve muhtemelen iki ay sonra Türkiye’de bir iktidar değişikliği gerçekleşecek. Belki Meclisin içinde de bir iktidar değişikliği gerçekleşecek. Bunların hepsi bu seçimden beklenen sonuçlardır. Dolayısıyla yeni gelecek olan görevlilere, yetkililere onların yeni geldikleri zaman yapmaları gerekli işi onlar gelmeden burada yapmaya kalkışmayı, her şeyden önce şık olmayan bir hareket olarak değerlendirmeliyiz. Bu iktidarın genelde bir kadrolaşma hastalığı içinde olduğunu biliyoruz. Rejimi tehdit edecek boyutlara varan bir kadrolaşmayı dört buçuk yıldan beri sürdürdüğünü  biliyoruz. Şimdi öyle anlaşılıyor ki bugünkü taşıdıkları iktidar sorumluluğundan uzaklaştırılabilecekleri kanısına varmış olmaları gerek ki sayın Meclis Başkanı giderayak, yeni gelecek yöneticilerin ihtiyaç duyacağı kadro hareketini zorlaştırmak istediği anlaşılmaktadır. Şimdi bir kere bugüne kadar var olan bazı kadroların iptal edilerek, onlara karşılık yeni kadro ihdas etme işlemi bu ölçüde hiç olmamıştır. 67 kadro iptal edilerek yeni 67 kadro ihdas ediliyor ve bu yapılırken de Meclise naklen atama yapılması zor olan ve o nedenle doldurulamamış olan kadrolar iptal ediliyor Meclise kolaylıkla nakledilmesi mümkün olan yeni kadrolar ihdas ediliyor. Yani elinde boş kadro var, bu boş kadroya diğer kurumlardan eleman bulmakta zorluk çekiyor o nedenle dolduramıyor, istediği kimseleri kolaylıkla TBMM’ye alabilmek için yeni kadroları ihdas ediyor. Biz bunun yanlış bir tercih olduğu kanısındayız. Görevi sona ermekte olan bir Meclis Başkanlık Divanının böyle bir girişim yapması siyasetin etiğine de aykırıdır. Şeklen uygun olabilir, kanunun gösterdiği usullere, yönetmeliklere uygun olabilir ama bunun siyasetin etiğine uygun olmadığını ve işin gereğine de uygun olmadığını biz bugünden söylemek istiyoruz.

 

Şimdi ayrıntıda daha fazla bilgi vermeme gerek yok. tabi genel bir çerçevede değerlendirilecek bu kanaatimi söyledim ve buradan basın aracılığıyla kamuoyuna duyurmak istiyoruz ki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı giderayak kendi tercihlerine uygun bir şekilde ilerleme, atama ve Meclise naklen eleman alma yetkisini kullanmaya çalışıyor. Bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına yakıştıramıyoruz ve bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.

 

Meclisin sayın Genel Sekreteri aday olacağı için istifa etmiş, yerini boşaltmıştır ve oraya da yeni bir kişi atanmıştır. Yani bu yeni kişinin Genel Sekreterliğe atanan kişinin daha Genel Sekreter Yardımcılığına atandığı sıralarda, atanmaması gerektiği konusunda bir takım iddialar ortaya çıkmıştır. Bu konularda bizim milletvekillerimiz o kişiyle ilgili, özel durumuyla ilgili mahkemeyle ilgili bir takım takıntılarının olduğuyla ilgili ve insana şeref katmayacak bir takım suçlamalarla karşı karşıya olduğuyla ilgili sorular sormuşlardı, bu sorulara verilen yanıtlarda işte evet bu olaylar doğrudur, mahkemenin kararları da vardır. Yargıtay’ın onama kararı vardır ama bunlar, memur olmasına ve görevli olmasına engel teşkil etmiyor olsa olsa o kişi hakkında eleştiri yapılmasına dönük bir anlam ifade eder diye savuşturmuşlardır. Hadi Genel Sekreter Yardımcılığı için hakkında mahkeme kararı olan ve böyle bir yerde bulunan bir kişi için yasalar koruyucu olsa bile o şekilde bir suçun mahkemelere intikal etmiş olması ve orada da sabit görülmüş olması dikkate alınarak bu kişinin terfi ettirilmemesi gerekir. Yani Genel Sekreter Yardımcılığı sırasında sorun olmuş ayrıntıya girmek istemiyorum, rencide etmek istemiyorum ama bu nitelikteki kişinin mahkeme kararıyla tespit edilmiş suçuna rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi çok yüce bir kurumun en önemli görevine bu kişinin getirilmiş olması getirenlere de şeref  kazandırmaz. Gelen  insanın da bu eziklik altında orada doğru dürüst görev yapmak şansı yoktur. Bunu da bu vesileyle bir kere daha kamuoyunun önüne getirmek istiyorum. Öyle anlaşılıyor ki iki ay sonra yapılacak seçimlerden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi görev alacak olan yeni sorumluların önündeki ilk iş bu yanlışlıklardan Meclis idaresini Meclis yönetimini arındırmasıdır. Biz eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetiminde ağırlık kazanacak bir noktaya gelir isek bu yanlışların tümünü gelir gelmez geri çevireceğimizi de herkesin bilgisine sunuyorum. Biz meclisi bu durumdan kurtarmaya kararlıyız. Mecliste çalışan elemanlarımızın önlerini açmaya dönük hak edenlerin önünü açmaya dönük ve burada çalışma kalitesini yükseltmek için yeni elemanlarla meclisi donatmaya dönük düşüncelerimizi elbette uygulayacağız ama bu dönemde yapılmış olan partizanlıkları da ve kadrolaşma anlayışı içinde benden olsun benim düşündüğüm gibi düşündüğü için veya falan tarikata mensuptur, filan tarikata mensuptur diye buraya getirilmiş olanların tamamının özlük hakları üzerinde çok ciddi bir inceleme yapılacaktır ve buraya uymayanlar buraya yakışmayanlar bu kadronun dışına çıkarılacaklardır. Ben bunu bugünden ifade ediyorum. Ama mecliste kanunların kendisine verdiği yetkileri ve hakları kullanarak görevini en iyi şekilde yapmış ve bugüne kadar önü tıkanmış ne kadar çalışanlarımız varsa onlarında önünü açarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde bugüne kadar yapılmış bütün haksızlıkları ortadan kaldıracağımızı da bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Teşekkür ediyorum.


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim