tphlogo

BAYKAL VE ARINÇ AYNI ŞEYLERİ Mİ SÖYLÜYOR / CUMHURİYET GAZETESİ - Orhan BİRGİT
28.11.2008

Baykal ve Arınç Aynı Şeyleri mi Söylüyorlar? CHP Genel Başkanı, salı günkü grup konuşmasında, partisine üye olmak için başvuranlar arasında türban ya da çarşaflı olan kadınlara, "Hayır arkadaş, sen çarşafını çıkar da gel, türbanını çıkar da gel., ben seni öyle alırım saflarıma mı diyeceğiz?" sorusunu yöneltirken yerden göğe kadar haklıdır. Ama aynı Baykal, bu tümcelerin hemen arkasından, "Demememiz gerektiğini öğreniyoruz. Yani öğreniyoruz derken şahsen biz öğreniyoruz değiliz. Türkiye öğreniyor, Türkiye'nin aydınları öğreniyor" diye sürdürdüğü konuşmasında bence çok önemli ve partisinin kuruluş ilkelerinden farklı şeyler de söylüyor:

"Türkiye'deki laik kültür, bu gerçekler karşısında kendisini sınıyor, yeniden tanımlıyor ve durumu doğru değerlendiriyor. Bu hiçbir şekilde Türkiye'nin laikliğiyle ilgili en küçük bir tereddüdü yansıtmaz. Tam tersine, en bilinçli laiklik anlayışının icabıdır. Sorunları gerçek kimliğiyle, niteliğiyle görmeye başlıyoruz, göstermeye başlıyoruz ve o çerçevede bir ortak siyaseti hep beraber geliştiriyoruz, geliştireceğiz." 2006'daki benzer sözlerin sahibi kimmiş? 18 Kasım 2008 Salı günü TBMM'nin CHP Meclis Grup Salonu'nda yapılan bu konuşma, sizde bir şeyler çağrıştırıyor mu? Teknolojinin böylesine geliştiği bir dönemde, artık merhum Başbakan Adnan Menderes'in 50'li yıllarda parlamento kürsüsünden söylediği o ünlü "Hafızayı beşer, nisyan ile malûldür" sözünü, yani bugünün konuşma dili ile "İnsanların belleklerinde unutmak vardır" hâlâ geçerli kabul edersek, elbette zorlanırız. Ama dediğim gibi teknoloji arşiv denen kurumu bilgisayarlarımız eliyle masalarımıza kadar getirdiği için, bilgisayarımı açtım ve Google'dan "laikliğin yorumlanmasını savunan politikacının kim olduğunu" sordum. Google'un verdiği yanıt beni 23 Nisan 2006 Pazar gününe götürdü. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ulusal Egemenlik Bayramı dolayısıyla Manisa Milletvekili Bülent Arınç'ın başkanlığında özel gündem ile toplanmış. Başkan, "Aziz Atatürk"u de saygı ile selamladığı konuşmasında şunları söylemiş: Laiklik ilelebet var olacak. Amma.. "Türkiye'nin rejimi, her konu tartışıldığında etkilenecek, sarsılacak kadar zayıf değildir. Laiklik maddesi ilelebet var olacaktır. Ancak, günün şartlarına, toplum yapımıza uygun olarak yorum farklılıklarını ortadan kaldırmak gerekir. Dünyada birçok örneği olan laiklik uygulamasının Türkiye'deki tek örneği sadece Fransa'da vardır. Orada bile laiklikten yola çıkarak hak ve özgürlükler, bizim kadar kısıtlanmamıştır. Devlet, dini inançların yaşamasını teminat altına alması gerekirken, tam tersine, kamusal alanda bazı inançlann yaşam hakkını, ifade hürriyetini kısıtlamaktadır. ..Bu, laikliğin özünü değiştirmeyecek, bilakis toplumun bir arada daha uyum içinde yaşamasına katkı sağlayacaktır." O günkü CHP'den tepkiler 24 Nisan Pazartesi ve daha sonraki günlerin tarihini taşıyan gazeteler, CHP Grubu ile Baykal'ın bu konuşma karşısındaki tepkilerini ileten, yorumlayan haber ve yazılar ile doluydu. Arınç; anayasamızın temel direklerinden birisi sayılan laikliğin içini yeni yorumlar ile boşaltmakla suçlanıyordu. Bu haftanın ikinci günü, Deniz Baykal'ın kendi grup toplantısında, çarşaftan söz ederek Türkiye'deki laik kültürün gerçekler karşısında kendisini sınadığı ve yeniden tanımlayarak "durumu doğru değerlendirdiği" sözleri, Erdoğan lı. Gül'lü, Arınç'lı, Ömer Dinçer'li iktidar partisi için elbette yabancı değildir. Bu nedenle, Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerinden sonra anayasa değişikliği için bilinen adımları atmaya kalkışmış, yine aynı nedenler ile 4 ve 10. maddelerde değişiklik sağlanması için MHP'liler ile ortak yasa teklifi yapılmıştır. Ve bu nedenledir ki Başbakan, daha geçen hafta seçimlere kadar adını ağzına almayacağını söylediği Baykal'a zeytin dalı uzatmış ve "dik durmasını" salık vermiştir. Fırtına öncesi... CHP Genel Başkanı, salı günkü konuşmasında sorunları gerçek kimliği ile görmeye başladıklarını da duyurarak, önümüzdeki ay toplanacak olan Program Kurultayı'nda partisi içinde kopacak fırtına öncesinin ortamını hazırlıyor. Samsun Milletvekili Haluk Koç, partisinin bu girişimlerini, "AKP tarafından gerçekleştirilemeyen bazı taleplerin CHP üzerinden kapı açılarak meşrulaştırılması projesi olarak tanımlıyor ve "Unutulmamalıdır ki" diyor "CHP 1970'li yıllarda, bugün ileri sürülen stratejilerle değil; üretim, emeğin kazanımlan, insanca, hakça bir düzen hedefi, demokratik haklar ve sosyal adalet temelindeki politikalar ile ve parti içi demokrasiyi uygulayarak toplumsal zeminde destek bulmuş ve başarılı olmuştu."


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim