tphlogo

CHP'de Teşkilat ve Parti'nin "Bilenleri -Reddi Miras Endişesi ve "Çatılan Kaşlar" - "Macera mı" Endişesi... / Taylan SORGUN - Ortadoğu Gazetesi
24.12.2010

YILLAR yılı çok "kurultaylar", çok "parti kongreleri" izlemişimdir. Kurultaylar ya da parti kongreleri sonrasında söylenilen şudur: "Kurultayımız bir şenlik havasında geçti. Heyecanlı idi.


İktidara yürüyoruz. Parti " kongreleri ardından " söylenilenler de aynıdır.

Şimdi de CHP kurultayı bitmiş, ilk heyecan geçmiş ve kurultayı " sakince değerlendime " zamanına girilmiştir. CHP teşkilatı ve partinin yıllardır tanıdığım bazı " bilenleri " değerlendirme aşamasındadırlar. Seçim sath-ı mailine girilmiştir. Kurultay sonuçlarının parti içinde yarattığı tartışmalar haklı endişeleri gündeme getirmiştir. Türkiye'nin yaşadığı olaylar kritik bir dönemi işaret etmektedir. Bazı iç ve dış merkezler de CHP'de sanki bir reddi miras siyaseti beklemektedirler.
1-TEŞKİLAT VE " BİLENLER "...
CHP'deki teşkilatta yer yer çatık kaşlar vardır. Parti Meclisi'ne seçilen isimlerin çoğu " önemli bir memnuniyetsizlikle " eleştirilmektedir. Kulislerde söylenilenlerin bir bölümü şöyledir: "...Partinin ağır toplarının, yani partiyi iyi bilenlerin, teşkilatı harekete geçirebilecek olanların Parti Meclisi'nde yer almadıklarını görüyoruz. Onların yerine galiba tanıdıklar, partiye emek vermemiş olanlar gelip koltuklara oturdular...
2- KILIÇDAROĞLU VE "GİDERİM"...
CHP'nin deneyimli, yılların birikimli partililerinin çoğunun kaşları çatıktır. Çoğunluğu ile de görüştüm. Öncelikle söyledikleri şudur: "...Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu, başaramazsam giderim dedi. Evet gider ama başarısızlığın faturası da ağır olacak.
Bir söz vardır, Basra harab olduktan sonra denilmiştir, bu da o misaldir. Bir taraftan iktidar iddiasında bulunulacak, öteki taraftan da başaramazsam giderim denilecektir. İddiayı tekzib eder gibi bir durum. Cumhuriyet Halk Partisi herkesten önemlidir..."
3- ULUS DEVLET VE PARTİ...
Teşkilatta ve "partiyi bilenler" arasındaki eleştiriler tepkilerden birisi de şöyledir. Kurultay'da genel siyasetten söz edilirken ulus ve üniter devlet yapısının savunulması siyasetinin özenle devam ettirileceğinden "gereken ölçüde" söz edilmemesi de tepki çekmiştir. Teşkilattan konuştuklarım ve partiyi iyi bilenlerle sohbetlerim sırasında şunlar söylenmiştir: "Ulus ve üniter devlet esası Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhuriyetsin kuruluş felsefesinden aldığı bir ilkedir. Aynı zamanda " halkçılık " esasını da kapsamaktadır." Görülen şudur: Partinin tabanında ve teşkilatında bu konuda özel bir hassasiyet kendisini göstermektedir.
4- LOLOĞLU VE DİNAMİKLER...
Geçtiğimiz günlerde bu sütunda eski büyükelçilerden Loloğlu'nun Parti Meclisi'ne seçilmesinin, meselâ, CHP'nin Kıbrıs siyasetinde bir gevşeme olabileceğinin işareti olduğundan söz etmiştim. "CHP'yi bilenler" den bir yakın tanıdığım o yazıyı okumuş ve beni haklı bulduğunu söylemiştir. Aslında Loloğlu daha önce Sarıgül hareketinde Sarıgül'ün yanında ön sıralarda görülmüştür. Bu konjöktürel değişiklik "dış dinamiklerce" dikkatle ve bazı yorumlara göre de memnuniyetle izlenmektedir. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun izleyeceği dış siyaset ekseni de acaba değişecek mi beklentileri vardır. Baykal döneminde olduğu gibi, CHP'nin geçmişteki dış siyaset esasları da, "devletlerarası ilişkilerde" "milli çıkarları öne alan nitelikte ve millici" olmuştu. Şimdi merak edilen, Kılıçdaroğlu'nun izleyeceği siyasetin esaslarının ne olacağıdır. CHP teşkilatının ve partinin "bilenlerinin bana aktardıkları" kulis bilgilerine göre bu konuda bir hassas bekleyiş görülmektedir.
5- TARİKAT MESELESİ...
Parti teşkilatında, partinin "bilenleri" arasında, öne çıkan durumlar hassasiyetle ve hatta endişe ile izlenirken, CHP Parti Meclisi üyelerinden Doç. Dr. Muhammed Çakmak'ın "tarikatlarla ilgili açıklaması" parti teşkilatında ve CHP seçmeninde, parti bilenlerinde bir başka endişe yaratmıştır. Kimi tarikatların ve cemaatlerin siyasette öne çıkmak girişimleri yaşanırken bu açıklama ve "davet", "millet zaten kutsal din duygularının siyaseten kulanılması istismar edilmesinden şikayetçi iken bu çağrıyı yapmak da ne olmaktadır?" gerekçesi ile tepkilere neden olmuştur.
6- BDP'YE KARŞI "SESSİZLİK"...
BDP'nin ulus ve milli devlet, üniter devlet yapısına karşı hareketleri Demokratik Toplum Kongresi'nin aldığı kararlar karşısında Kılıçdaroğlu ve yönetiminin çarşamba gününe kadar sessiz kalması da partiye yıllarca emek vermiş olanlar "bilenler" parti teşkilatı ve onların dışındaki CHP'li seçmende başka tepkiler yaratmıştır. Bu durum "BDP'nin siyasal kürtçülük siyasetine göz kırpmak belki beş oy getirir ama beşbin oya da elveda dedirtir" yorumları ile karşılanmaktadır.
7- REDDİ MİRAS VE 10. YIL...
10'uncu Yıl Marşı meselesindeki tavır, "yeni CHP" tanımları da başka tepkilerin nedenlerindendir. 10. Yıl Marşı Cumhuriyetin endüstrileşme ve milletleşme esaslarını da kapsamaktadır.
10'uncu Yıl Marşı geride kaldı diyenlerin herhalde bu esaslardan haberleri yoktur ve kendi tarihi yanılgıları içindedirler. Reddi miras endişesi CHP'ye öyle kayıplar yaşatır ki "yeni CHP'ciler şaşırıp da kalırlar.
8- ECEVİT MESELESİ...
Şimdi sanki bir ikinci Ecevit beklentisi vardır. Biz o zamanları kulisleri ile yaşamışızdır. Ecevit'in bazı karekteristikleri vardı, ama Ecevit'i Ecevit yapan güç partinin " bilenleri " yanındaki CHP otoriteleri ve CHP gençlik teşkilatı idi. Peki şimdiki zamanda Kılıçdaroğlu yanında bunlar tam anlamı ile var mıdır? Parti Meclisi listesinin hatalı düzenlenmesi bunların olmadığının belgesidir.
Kaç gündür parti mensuplarının kulislerini gördüm. CHP'nin tabanında " bilenlerle " eski gençlik kolları mensuplarındaki soru şudur: CHP bir başka maceraya mı sürükleniyor, ya da bir takım dinamikler tarafından mı itilmektedir. Kılıçdaroğlu bunları iyi değerlendirmelidir.


Yorum
Değerli Dostlarım,
İlginiz ve desteğinizle büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde sizlerle beraber Türkiye için el ele vererek samimiyetle, iyi niyetle ve ciddiyetle çalıştık. Bundan böyle sizlerin de desteği ve yoğun katılımıyla bu çalışmaları internet ortamında da sürdüreceğiz. Katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi Türkiye'yi daha güzel günlere götürmek için bekliyorum.

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...
Son Dakika Haberler
Fotoğraflar
Videolar
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz İnegöl SuperKanal
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Ali Topuz'dan ağır Sözler
Anı & Analog
KİMLİKLERDE DİN HANESİ OLMAMALI!

SARP BALCI


Muhafazakârlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kızdı. Mahkeme dini inancın açıklanmasını mı engelliyor?

2004’te Sinan Işık’ın iç hukuk yollarını tüketerek 2005’te Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı dava, 2 Şubat 2010’da sonuçlandı. Mahkeme karara ilişkin basın açıklamasında, kişinin inancını açıklamaya zorlanamayacağı ilkesine vurgu

Tamamını okumak için...

Bu bölümdeki tüm yazıları göster...

Anasayfa | Özgeçmiş | Duyurular | Basın Açıklamaları | Basında Ali Topuz | Köşe Yazıları | Haberler | Raporlar | Görsel | Diğer | Genel Kurul Konuşmaları | İhtisas Komisyonları | Uluslararası Komisyonlar | Parti Çalışmaları | Diğer Çalışmalar | Projeler | Metinler | Fotoğraflar | Videolar | Görüşleriniz & Sorularınız | İletişim